WASHINGTON, 12 Haziran (Reuters) - Amerika Birleşik Devletleri ve İran, aralarındaki ihtilafı çözmek için bir anlaşmaya varmaya çok yaklaştı. ABD'li üst düzey bir yetkili Cuma günü yaptığı açıklamada, iki tarafın henüz bitiş çizgisine ulaşmadığını ancak anlaşmaya çok yakın olduklarını ve Washington'un önümüzdeki günlerde bir anlaşma imzalamayı beklediğini söyledi. Yetkili, müzakerelerin yoğun ve yapıcı bir şekilde devam ettiğini, kalan pürüzlerin giderilmesi için çalışıldığını belirtti.
Müzakerelerin son durumu
İran ve ABD arasındaki dolaylı görüşmeler, Avrupa Birliği'nin arabuluculuğunda Viyana'da sürüyor. Taraflar, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması için çaba harcıyor. ABD eski Başkanı Donald Trump'ın 2018'de anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, anlaşmanın temelden sarsılmasına neden olmuştu. İran da buna karşılık uranyum zenginleştirme faaliyetlerini anlaşmanın izin verdiği sınırların çok ötesine taşıdı.
ABD'li yetkili, anlaşmanın ana hatları üzerinde büyük ölçüde mutabakata varıldığını, ancak bazı teknik detaylarda hala görüş ayrılıkları bulunduğunu ifade etti. Özellikle yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik denetim mekanizmaları üzerinde son pürüzlerin giderilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Yetkili, "Anlaşmaya çok yakınız, ancak henüz bitmedi. Önümüzdeki günlerde imzalanmasını bekliyoruz" dedi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşmanın sağlanması halinde, İran'ın nükleer programı üzerinde uluslararası denetim yeniden tesis edilecek ve İran'a yönelik ekonomik yaptırımların büyük kısmı kaldırılacak. Bu durum, Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İran'ın ham petrol ihracatının artması beklenirken, küresel enerji piyasalarında arz fazlası oluşabileceği ve petrol fiyatlarının düşebileceği öngörülüyor.
Anlaşmanın imzalanması, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinde endişeyle karşılanıyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasından duyduğu kaygıyı sık sık dile getirirken, Suudi Arabistan da İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından çekiniyor. ABD ise anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını ve diplomasi yolunu açık tutacağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile tarihsel olarak güçlü ekonomik ve enerji bağlarına sahip bir ülke. İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, Türkiye'nin enerji ithalatında maliyetleri düşürebilir ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Ayrıca, bölgesel güvenlik açısından İran'ın nükleer programının uluslararası denetime tabi olması, Türkiye'nin sınır komşusu olduğu bir ülkede olası bir silahlanma yarışını engelleyerek güvenliğine katkı sağlayabilir. Ancak, anlaşmanın sağlanamaması durumunda bölgede gerginliğin artması ve yeni bir krizin patlak vermesi riski bulunuyor. Türkiye, bu süreçte hem diplomatik girişimlerini sürdürecek hem de olası ekonomik fırsatları değerlendirecektir.