ABD ve İran, Pakistan ve Katar arabuluculuğunda pazar günü gerçekleştirilecek sanal bir toplantıda ateşkes anlaşmasını elektronik ortamda imzalamaya hazırlanıyor. Taraflar arasında varılan mutabakat zaptı, mevcut ateşkesi 60 gün daha uzatmayı ve Yemen'deki çatışmaların kalıcı olarak sonlandırılmasına yönelik müzakereleri ilerletmeyi öngörüyor. Diplomatik kaynaklara göre, anlaşma metni üzerinde haftalardır süren yoğun çalışmaların ardından nihai hale getirildi ve tarafların onayına sunuldu.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana devam eden iç savaş, İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. ABD, İran'ın Husilere verdiği askeri ve lojistik desteği gerekçe göstererek Tahran yönetimine yaptırımlar uyguluyor ve bölgedeki nüfuzunu sınırlandırmaya çalışıyor. Son aylarda Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk çabaları, tarafları diyalog masasına oturtmayı başardı. Geçtiğimiz aylarda varılan geçici ateşkes, insani yardımların ulaştırılmasına olanak tanımış ve sivil kayıplarını azaltmıştı. Yeni anlaşma, ateşkesin süresini uzatmanın yanı sıra, esir takası ve siyasi müzakerelerin yol haritasını da içeriyor.
Anlaşmanın elektronik ortamda imzalanması, pandemi sonrası diplomaside sıkça başvurulan bir yöntem haline gelirken, taraflar arasındaki doğrudan temasın azlığına da işaret ediyor. Ancak diplomatlar, sanal imza töreninin sembolik öneminin büyük olduğunu ve iki ülke arasında yıllar sonra ilk kez resmi bir belgeye imza atılacağını vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki savaş, bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir öneme sahip. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin başını çektiği koalisyon, Husilerin ilerleyişini durdurmak için askeri müdahalede bulunurken, İran ise Husilere destek vererek Yemen'de nüfuz alanı oluşturmayı hedefliyor. ABD'nin İran'la varacağı bir anlaşma, bölgedeki gerilimi azaltabilir ve Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini bir nebze olsun hafifletebilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin de bu anlaşmadan olumlu etkilenmesi bekleniyor.
Küresel ölçekte ise, Yemen'deki insani kriz derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaş nedeniyle 24 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda ve 3 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Ateşkesin uzatılması, yardım kuruluşlarının daha etkin çalışmasına olanak tanıyacak. Ancak uzmanlar, kalıcı bir barışın ancak tarafların siyasi iradesi ve uluslararası toplumun baskısıyla mümkün olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir pozisyon izlemekle birlikte, bölgesel istikrarın sağlanmasından yana. ABD-İran arasındaki bu anlaşma, Körfez'deki gerilimi azaltarak Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerinde olumlu etki yapabilir. Ayrıca, İran'la nükleer müzakerelerdeki ilerleme, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir rol oynayan İran'la ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, Yemen'deki insani krizin çözümüne yönelik uluslararası çabalara destek veriyor ve ateşkesin kalıcı hale gelmesini memnuniyetle karşılayacaktır.