ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde beklenmedik bir gelişmeyle karşı karşıya kalındığını belirterek, savaşı sonlandıracak anlaşmanın yarın imzalanacağını açıkladı. Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 'İran'la çok yakın bir anlaşmamız var, yarın imzalanacak' dedi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Trump'ın iddiasının 'asılsız' olduğunu belirterek, 'Henüz bir anlaşma takvimi yok, taraflar hala önemli farklılıkları ele alıyor' şeklinde yanıt verdi. İki tarafın açıklamaları, varılması beklenen ateşkes anlaşması konusunda net bir uzlaşma olmadığını ortaya koyuyor.
Müzakere sürecindeki belirsizlikler
Trump'ın 'yarın anlaşma' çıkışı, müzakerelerin son aşamaya geldiğini düşündürse de İranlı yetkililerin farklı sinyalleri, aslında tarafların anlaşmanın kapsamı ve uygulama takvimi konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşadığını gösteriyor. İran'ın nükleer programı, balistik füze faaliyetleri ve bölgesel nüfuzu gibi başlıklar, anlaşmazlığın temelini oluşturuyor. Amerikan yönetimi, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını azaltması ve uluslararası denetimleri kabul etmesini şart koşarken, Tahran yönetimi ise ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve ülkenin nükleer enerji üretim hakkının tanınmasını talep ediyor. Uzmanlar, taraflar arasındaki güven bunalımının ve iç siyasi baskıların anlaşmayı zora soktuğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-ABD anlaşması sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyecek büyük bir jeopolitik gelişme. Anlaşma sağlanması halinde İran'ın bölgesel projeleri ve Husiler gibi vekil güçlere desteği masaya yatırılabilir. Ayrıca Körfez ülkeleri, İsrail ve Türkiye gibi bölgesel aktörler de anlaşmanın kendi çıkarlarına etkisini yakından takip ediyor. Küresel ölçekte ise petrol fiyatları, enerji arz güvenliği ve Çin-Rusya ile ilişkiler bağlamında anlaşma kritik önem taşıyor. Trump'ın aceleci tavrı, seçim öncesi siyasi bir kazanım arayışında olduğu şeklinde yorumlanırken, İran'ın ise daha temkinli bir strateji izlediği görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu ve enerji tedarikçisi olarak anlaşmadan doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Olası bir anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi ve doğalgaz-ticaret hacminin artması anlamına gelebilir. Ancak İran'ın bölgesel nüfuzunun meşruiyet kazanması, Türkiye'nin Suriye, Irak ve Kafkasya'daki etkinliğini zorlayabilir. Ayrıca anlaşma sürecinin ABD-İran yakınlaşmasına dönüşmesi, Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilir. Ankara, bu karmaşık denklemde hem ekonomik fırsatları hem de güvenlik risklerini dikkatle tartmak zorunda.