Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin (Zeydî olarak da bilinir) yolsuzlukla mücadele kapsamında başlattığı geniş çaplı operasyon, ülkenin kurumlar arası yolsuzlukla mücadelede ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Irak, uluslararası izleme kuruluşları ve finans kurumları tarafından dünyanın en yozlaşmış ülkeleri arasında gösteriliyor. Sudani, seçim vaatleri arasında yer alan yolsuzlukla mücadele sözünü yerine getirmek için harekete geçerken, kamuoyu bu hamlenin ne kadar samimi ve kalıcı olacağını sorguluyor. Ülkede petrol gelirlerine rağmen kamu hizmetlerinin yetersizliği ve halk arasında yaygın yoksulluk, yolsuzluğun boyutunu ortaya koyuyor.
Gelişmenin arka planı: Irak'ın kronik yolsuzluk sorunu
Irak, 2003'teki ABD işgalinden bu yana yolsuzlukla mücadelede sürekli zorlanan bir ülke. Saydamlık Örgütü'nün 2023 Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre Irak, 180 ülke arasında 157. sırada yer alıyor. Yıllık 100 milyar doları bulan petrol gelirine rağmen, kamu fonlarının büyük bir kısmı yolsuzluk nedeniyle kayboluyor. Eski Başbakan Mustafa el-Kâzımî döneminde başlatılan yolsuzlukla mücadele soruşturmaları, siyasi baskılar ve zayıf yargı sistemi nedeniyle sonuçsuz kalmıştı. Sudani'nin selefi Adil Abdülmehdi döneminde ise 2019'daki protestolarda halk, yolsuzluğa karşı ayaklanmış ancak talepler karşılanmamıştı.
Sudani, Ekim 2022'de göreve geldiğinden beri yolsuzluğa karşı sert tedbirler alacağını duyurdu. Son operasyon kapsamında, birçok üst düzey bürokrat ve iş insanı gözaltına alındı. Operasyonun odağında, halk arasında "hayali istihdam" olarak bilinen, devlet maaş bordrolarında bulunan ancak fiilen çalışmayan binlerce kişinin tespiti var. Ayrıca, petrol kaçakçılığı ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddiaları da soruşturuluyor. Ancak eleştirmenler, Sudani'nin operasyonunun siyasi rakiplerine karşı bir tasfiye aracına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yolsuzlukla mücadele Irak'ın uluslararası imajı
Irak'ın yolsuzlukla mücadeledeki başarısızlığı, uluslararası toplum nezdinde güvenilirliğini zedeliyor. Dünya Bankası ve IMF, Iraklı yetkililere yardım paketleri karşılığında şeffaflık reformları talep ediyor. ABD ve AB, Irak'taki yolsuzluğun bölgesel istikrarsızlığı körüklediğini savunuyor. Özellikle İran'ın Irak üzerindeki nüfuzu ve yolsuzluk yoluyla finanse edilen milis grupları, bölgedeki güvenlik dengelerini etkiliyor. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'la ekonomik işbirliği yaparken yolsuzluk riski konusunda temkinli davranıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki yolsuzlukla mücadele, Türkiye için doğrudan olmasa da bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki ekonomik ve ticari faaliyetleri, özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile olan enerji ve ticaret anlaşmaları nedeniyle Irak'taki siyasi istikrara bağımlı. Yolsuzluğun azalması, Türk iş dünyasının Irak'ta daha güvenli yatırım yapmasını sağlayabilir. Ayrıca, Irak'taki yolsuzluğun terör örgütlerine finansman sağlaması, Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden bir faktör. Sudani'nin reformları başarılı olursa, bölgesel ticaret hacmi artabilir ve güvenlik işbirliği güçlenebilir.