İsrail güçlerinin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlediği saldırılarda, dördü yetişkin, biri çocuk olmak üzere beş Filistinli erkek ile Batı Şeria'da bir genç hayatını kaybetti. İsrail insan hakları örgütü B’Tselem, bu olayları “Filistinli çocuk ve gençlerin eşi benzeri görülmemiş şekilde öldürülmesi” olarak nitelendirdi. Olaylar, bölgede tırmanan gerilimin gölgesinde, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarının sürdüğü bir dönemde yaşandı.
Saldırıların detayları ve B’Tselem’in tepkisi
Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde düzenlediği hava saldırısında bir çocuk ve dört erkek hayatını kaybetti. Saldırının, sivil yerleşim bölgelerini hedef aldığı belirtilirken, ölen çocuğun henüz 12 yaşında olduğu bildirildi. Batı Şeria’da ise bir Filistinli genç, İsrail askerleri tarafından açılan ateş sonucu öldürüldü. İsrail ordusu, bu olayın bir “güvenlik operasyonu” sırasında meydana geldiğini öne sürdü.
İsrail merkezli insan hakları kuruluşu B’Tselem, yaptığı yazılı açıklamada, “Filistinli çocukların ve gençlerin sistematik şekilde hedef alınması, işgal politikalarının vahşi yüzünü ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Örgüt, 2023 yılının Ekim ayından bu yana Gazze'de 15 binden fazla çocuğun öldürüldüğünü, Batı Şeria'da ise bu sayının 160’ı aştığını belirtti. B’Tselem, uluslararası topluma, İsrail’e yönelik yaptırımlar uygulanması ve savaş suçlarının soruşturulması çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırılar, İsrail-Filistin çatışmasının uzun süredir devam eden şiddet sarmalının sadece bir parçası. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları kuruluşları, İsrail'in Gazze’ye yönelik askeri operasyonlarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini defalarca dile getirdi. ABD ve Avrupa Birliği ise İsrail’e verdiği diplomatik ve askeri desteği sürdürüyor. Bu durum, bölgedeki krizin derinleşmesine yol açarken, Arap dünyasında artan tepkilere neden oluyor. Mısır ve Katar’ın arabuluculuk çabaları henüz somut bir ateşkes sağlayamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, çatışmanın başından bu yana Filistinli sivillerin korunması, ateşkes ilanı ve iki devletli çözüm çağrısı yapıyor. Bu olay, Türk dış politikasının Filistin meselesine verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, İsrail’e yönelik uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurgularken, bölgedeki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz ve Orta Doğu genelinde güvenlik riskleri yarattığına dikkat çekiyor. Ayrıca, bu tür gelişmeler Türkiye’nin enerji ve ticaret rotaları üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir.