İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor. Pazartesi günü gerçekleştirilen yeni bir hava saldırısı dalgasında, aralarında bir kadın ve küçük kızının da bulunduğu 8 Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Anadolu Ajansı'nın (AA) sağlık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Tel Aviv yönetimi Ekim 2023'ten bu yana yürürlükte olan ateşkesi sürekli ihlal ediyor. Saldırıda ölenler arasında hamile bir kadın ve 5 yaşındaki kızının yanı sıra iki genç erkek de bulunuyor. Yaralıların durumuyla ilgili endişeler sürerken, bölgedeki hastaneler yoğun bakım ünitelerinde kapasite sıkıntısı yaşadıklarını bildiriyor.
Saldırıların arka planı ve ateşkes ihlalleri
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği sürpriz saldırının ardından başlayan geniş çaplı askeri operasyon kapsamında devam ediyor. Ateşkes anlaşması, arabulucu ülkelerin (Mısır, Katar, ABD) çabalarıyla Kasım 2023'te sağlanmıştı. Ancak anlaşma uyarınca insani yardım koridoru oluşturulması, esir takası ve kalıcı ateşkes müzakereleri defalarca tıkandı. İsrail, Hamas'ın yeniden yapılanmasını engellemek için Gazze'nin kuzey ve orta kesimlerinde zaman zaman hava saldırıları düzenliyor. Pazartesi günkü saldırılar, Refah kentinin batısındaki bir evi hedef aldı. Görgü tanıkları, saldırı öncesinde herhangi bir uyarı yapılmadığını ve sivillerin kaçmaya fırsat bulamadığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, ateşkes ihlalleri nedeniyle Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Saldırıların yıkıcı etkisiyle bölgede temel altyapı çöktü; temiz su, gıda ve ilaç kıtlığı yaşanıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, hastanelerin çalışamaz hale geldiğini ve sağlık ekiplerinin yetersiz kaldığını duyurdu. Çatışma aynı zamanda bölgesel bir insani felakete dönüşmüş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut: Ateşkes müzakereleri neden başarısız oluyor?
Ateşkes müzakereleri, İsrail ve Hamas arasındaki temel görüş ayrılıkları nedeniyle tıkanmış durumda. İsrail, Hamas'ın askeri kanadının tamamen yok edilmesini ve esirlerin iadesini ön koşul olarak sunarken, Hamas ise İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesini ve kalıcı bir ateşkes talep ediyor. Arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen iki taraf arasında uzlaşma sağlanamadı. Mısır ve Katar'ın son girişimleri de sonuçsuz kaldı. Uluslararası toplumdan gelen ateşkes çağrıları ise İsrail yönetiminin politikalarını değiştiremedi. ABD'nin askeri yardımları devam ederken, Avrupa Birliği ülkeleri arasında İsrail'e yaptırım konusunda görüş birliği bulunmuyor. Bu durum, Gazze'deki sivillerin korunmasına yönelik uluslararası mekanizmaların etkisiz kaldığını gösteriyor. Benzer şekilde, BM Güvenlik Konseyi'nde alınan ateşkes kararları da İsrail tarafından uygulanmıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki katliamların başlangıcından bu yana İsrail'e yönelik en sert eleştirileri yönelten ülkelerden biri oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i "soykırım" yapmakla suçlarken, Türkiye Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olma kararı aldı. Ancak bu siyasi duruş, Türkiye'nin enerji politikaları ve bölgesel ticaret bağlantılarıyla çelişiyor; Doğu Akdeniz'de İsrail ile deniz yetki alanları konusunda anlaşmazlık sürüyor. Gazze'deki kriz, Türkiye'nin İslam dünyasındaki liderlik rolünü güçlendirirken, Batı ile ilişkilerinde gerginlik yaratıyor. Ekonomik olarak ise, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yatırımlarını ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir.