Birleşik Krallık hükümeti, perşembe günü yaptığı açıklamayla zor durumdaki publar, kulüpler ve canlı müzik mekanlarını kapsayan bir vergi indirimi paketini duyurdu. Yeni Başbakan Andy Burnham yönetimi, artan yaşam maliyeti krizini hafifletmek amacıyla işletmelerin ödediği yerel bir vergi olan işletme oranlarında yüzde 20'lik bir kesinti yapılacağını bildirdi. Bu, Burnham'ın başbakanlık koltuğuna oturmasından bu yana üçüncü politika duyurusu olarak kayıtlara geçti. Ancak uzmanlar ve sektör temsilcileri, bu adımı 'damladaki damla' olarak nitelendirerek daha kapsamlı önlemler beklediklerini ifade ediyor.
Ekonomik krizin gölgesinde bir vaat
Andy Burnham, geçtiğimiz hafta başbakanlık görevini devraldığında, ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyeti olduğunu vurgulamıştı. Özellikle enerji fiyatlarındaki patlama ve gıda enflasyonunun çift haneli rakamlara ulaşması, halkın alım gücünü ciddi şekilde erozyona uğrattı. Bu ortamda publar, barlar ve canlı müzik mekanları gibi küçük işletmeler, müşteri kaybı ve artan işletme maliyetleri nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Hükümetin açıkladığı işletme oranlarındaki yüzde 20'lik indirim, sektör tarafından olumlu karşılansa da, birçok işletme sahibi bu indirimin faturalarını ödemeye yetmeyeceğini belirtiyor. İngiltere Bira ve Pub Birliği (BBPA) Başkanı Emma McClarkin, "Bu adım doğru yönde atılmış bir adım, ancak sektörün ihtiyacı olan daha büyük ve kalıcı destekler. Birçok pub, bu indirim sayesinde birkaç hafta daha dayanabilir, ancak sorunlarının kökü çözülmüş değil" şeklinde konuştu.
Burnham hükümeti, bu vergi indiriminin yanı sıra, enerji faturalarına sübvansiyon ve düşük gelirli hanelere doğrudan nakit yardımı gibi önlemleri de hayata geçirmeyi planlıyor. Ancak muhalefet partileri, bu adımların yetersiz olduğunu ve hükümetin krizin boyutunu henüz kavrayamadığını iddia ediyor. İşçi Partisi'nin gölge maliye bakanı Rachel Reeves, "Bu bir başlangıç olabilir, ancak hükümetin acil olarak enerji şirketlerinden beklenmedik kâr vergisi alması ve temel gıdalarda KDV'yi kaldırması gerekiyor" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, sadece İngiltere'de değil, genel olarak Avrupa'da küçük işletmelerin karşı karşıya olduğu zorlukların bir yansıması olarak görülüyor. Kovid-19 pandemisinin ardından toparlanma sürecine giren birçok Avrupa ülkesi, enerji krizi ve artan enflasyon nedeniyle yeni bir darboğazla karşı karşıya. Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkeler de benzer şekilde küçük işletmelere yönelik destek paketleri açıklamış, ancak bunların da yetersiz kaldığı eleştirileriyle karşılaşmıştı. Küresel ölçekte ise, merkez bankalarının faiz artırımları ve tedarik zinciri sorunları, işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), dünya ekonomisinin %3'ten daha düşük bir büyüme kaydedeceğini öngörürken, özellikle hizmet sektörünün kırılgan yapısı dikkat çekiyor. İngiltere'deki pub vergisi indirimi, bu küresel resmin sadece bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan, Burnham'ın bu adımı, başbakanlık koltuğundaki ilk büyük ekonomik hamlesi olarak siyasi kariyeri açısından da kritik önem taşıyor. Göreve gelir gelmez popülist olmayan ancak somut bir politika duyurusu yapması, seçmen nezdinde güven oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, bu hamlenin tek başına yeterli olmayacağı ve hükümetin daha kapsamlı bir ekonomik reform paketi hazırlaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir yansıma olmasa da, küresel ekonomik krizin yaygın etkileri bağlamında önem taşıyor. Türkiye, benzer şekilde yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ederken, İngiltere gibi gelişmiş bir ülkede dahi küçük işletmelere yönelik desteklerin yetersiz kalması, krizin derinliğini gösteriyor. Türkiye'de de özellikle esnaf ve küçük işletmeler, artan girdi maliyetleri ve düşen talep nedeniyle zor günler geçiriyor. İngiltere'nin uyguladığı vergi indirimi modeli, Türkiye'deki politika yapıcılar için bir referans olabilir; ancak Türkiye'nin kendine özgü yapısal sorunları (yüksek işsizlik, düşük tasarruf oranları) nedeniyle benzer bir politikanın etkisi sınırlı kalabilir. Ayrıca, İngiltere'nin bu adımının başarılı olup olmayacağı, küresel ekonomik görünüm açısından da takip edilmeli; zira Türkiye'nin dış ticaret ortakları arasında İngiltere önemli bir yere sahip.