İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde İran'a yönelik diplomatik krizin çözümü için yürütülen uluslararası çabaları ele aldı. Downing Street’ten yapılan açıklamada, görüşmenin 13 Haziran 2025 Cumartesi günü gerçekleştiği ve iki liderin Tahran yönetimiyle ilgili son gelişmeleri değerlendirdiği belirtildi. Starmer, mevcut diplomasi sürecinde kaydedilen ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Britanya’nın İran nükleer programı ve bölgesel istikrarsızlık konusunda ortak bir pozisyon alma kararlılığını yineledi. Görüşme, Trump yönetiminin İran’a yönelik “azami baskı” politikasının tırmandığı bir dönemde gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı: İran krizinde diplomasi arayışları
Reuters’ın bildirdiğine göre, Starmer-Trump görüşmesi, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yüzde 60 seviyesine çıkarması ve uluslararası toplumun Tahran’a yönelik yaptırımları artırması sonrasında gündeme geldi. Birleşik Krallık, ABD ve Avrupa Birliği, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile iş birliğini yeniden tesis etmesi için bastırırken, Trump yönetiminin sert tutumu Avrupalı müttefikler arasında endişe yaratıyor.
Telefon görüşmesinde Starmer, İngiltere’nin İran’ın nükleer faaliyetlerine karşı diplomatik çözümden yana olduğunu vurguladı. Downing Street sözcüsü, “Başbakan, İran’ın nükleer anlaşmaya dönüşü için yapıcı diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, bölgedeki vekil güçlerin istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin sona erdirilmesi için ortak bir strateji izlenmesi konusunda mutabık kalındı” ifadelerini kullandı. Görüşmenin detaylarına ilişkin başka bilgi paylaşılmazken, Trump’ın İran’a karşı ek yaptırım kararlarını masaya yatırdığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Farklı yaklaşımlar
İngiltere ve ABD, İran konusunda uzun süredir farklı diplomatik diller kullanıyor. Trump yönetimi 2018’de nükleer anlaşmadan çekilerek “azami baskı” politikasını başlatmış, Avrupalı müttefikler ise anlaşmayı korumaya çalışmıştı. Starmer’ın Trump’la yaptığı bu görüşme, iki ülke arasında ortak bir zemin bulma çabası olarak yorumlanıyor. Analistler, İngiltere’nin özellikle Suudi Arabistan ve İsrail’in İran’a yönelik endişelerini de göz önünde bulundurarak, kontrollü bir diplomasi yürütmek istediğini belirtiyor.
Diğer yandan, İran’ın Rusya ve Çin ile artan askeri iş birliği, Batılı ülkelerin hareket alanını daraltıyor. Tahran’ın Moskova ile yeni bir savunma anlaşması imzalaması ve Pekin’le petrol ticaretini yuan üzerinden yürütmesi, ABD ve Avrupa’nın yaptırım stratejilerini zorlaştırıyor. Starmer-Trump görüşmesinde, bu alternatif ittifaklara karşı ortak bir yaklaşım geliştirilmesi konusunun da ele alındığı tahmin ediliyor. Zira İngiltere, İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için acil adımlar atılmasını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran krizinde ABD ve İngiltere arasındaki diplomasi, Türkiye’nin bölgesel dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye, komşusu İran’la enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürürken, Tahran yönetiminin nükleer faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı da dile getiriyor. Starmer-Trump görüşmesi, Batı’nın İran’a karşı sert yaptırımları derinleştirmesi durumunda Türkiye’nin ekonomik olarak etkilenebileceği anlamına geliyor. Öte yandan, İran’ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü politikalar, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, diplomatik çözümden yana bir tavır sergilese de, ABD-İngiltere hattının alacağı kararlar Türkiye’nin bölgesel manevra alanını daraltabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin hem Batı’yla hem de İran’la dengeli bir politika izlemesi bekleniyor.