İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, ittifakın zirveden ‘daha güçlü ve daha birleşik’ çıktığını belirtti. Starmer, zirvenin savunma harcamaları, İran’ın nükleer programı ve NATO’nun geleceği gibi kritik konulardaki görüş ayrılıklarının aşılmasına katkı sağladığını ifade etti. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump ile olan çalışma ilişkisini savunan Starmer, iki ülke arasındaki görüş farklılıklarının doğal olduğunu ancak başarılı bir zirveyle bunların yönetildiğini söyledi. Zirveye ev sahipliği yapan Türkiye ise, bölgesel güvenlik konularında önemli bir rol üstlenirken, ittifakın istikrarı ve genişlemesi yönünde kritik adımlar atıldığı kaydedildi.
Zirvenin Arka Planı ve Trump ile İlişkiler
Daha önce Trump yönetimiyle bazı konularda ters düşen Starmer, zirvede yaptığı ikili görüşmelerde ABD’nin NATO’ya olan bağlılığını sorgulayan açıklamalarını dengelemeye çalıştı. Trump’ın Avrupa’nın kendi savunmasına daha fazla yatırım yapması gerektiği yönündeki talepleri, İngiltere ve diğer müttefikler arasında zaman zaman gerilime yol açsa da Starmer, zirvede somut adımlar atıldığını vurguladı. İran konusunda ise ABD’nin yaptırım politikası ile Avrupalı güçlerin diplomasi odaklı yaklaşımı arasındaki farklılıklar masaya yatırıldı.
Zirvede, NATO’nun 2030 vizyonu ve Doğu Avrupa’daki caydırıcılık konuları da ele alındı. Müttefikler, Rusya’nın Ukrayna savaşındaki tutumu karşısında dayanışma sergilerken, Türkiye’nin boğazlar ve Karadeniz güvenliği konusundaki hassasiyetleri de gündemdeydi. İngiltere, savunma harcamalarını GSYİH’nin yüzde 2,5’ine çıkarma sözü vererek diğer üyelere örnek olmayı hedefledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ankara Zirvesi, sadece NATO içi dinamikler açısından değil, aynı zamanda Ortadoğu ve Doğu Akdeniz gibi kriz bölgelerindeki güvenlik mimarisi açısından da önem taşıyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, ittifakın doğu kanadının güçlendirilmesi ve terörle mücadele konularında yeni taahhütlerin altını çizdi. Öte yandan, ABD ile Avrupa arasındaki savunma harcamaları tartışmaları, NATO’nun gelecekteki yönelimi hakkında soru işaretleri yaratmaya devam ediyor. Starmer, zirvenin bu belirsizlikleri gidermede başarılı olduğunu savunsa da, bazı analistler Trump yönetiminin tutumunun ittifak içinde çatlaklara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Zirve sonunda yayımlanan ortak bildiride, İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik endişeler yinelenirken, Ukrayna’ya askeri yardım taahhüdü yinelendi. Ayrıca, NATO’nun yeni üyelerle genişleme süreci ve Çin’in artan etkisine karşı alınacak önlemler de ele alındı. Türkiye’nin, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği onayı sürecinde üstlendiği uzlaştırıcı rol, Ankara’nın ittifak içindeki konumunu güçlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO’nun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin ittifak içindeki merkezi rolünü pekiştirmiş, savunma harcamaları ve güvenlik konularında söz sahibi olmasını sağlamıştır. Zirve sırasında İngiltere Başbakanı’nın, Trump yönetimiyle yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen ittifakın birliğini vurgulaması, Türkiye’nin hem Avrupa hem ABD arasında köprü işlevini sürdürdüğünü göstermektedir. Özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz güvenliği alanında Türkiye’nin taleplerinin dikkate alınması, Ankara’nın bölgesel krizlerde etkin bir rol oynamasına olanak tanımaktadır. Bu gelişme, Türk dış politikasının NATO çerçevesinde daha proaktif bir duruş sergilemesini desteklerken, İran ile ilgili yaptırım tartışmalarında Türkiye’nin denge politikasının da ön planda tutulduğunu ortaya koymaktadır.