İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmak veya tamamen yasaklamak için adım atmaya hazırlanıyor. Konuya yakın bir kaynağa göre, bu hafta içinde resmi bir yasak duyurulması beklenmiyor ancak hükümetin konuyu ciddi şekilde değerlendirdiği belirtiliyor. Starmer, seçim kampanyası sırasında çocukların dijital güvenliğini öncelikli konular arasına almış ve teknoloji şirketlerine karşı daha sert önlemler vaat etmişti. Yeni düzenleme, sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki psikolojik ve fiziksel etkilerini azaltmayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere'de son yıllarda artan çevrimiçi güvenlik endişeleri, özellikle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, zararlı içerikler ve bağımlılık yapıcı algoritmalar nedeniyle kamuoyunun gündemine oturmuş durumda. Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, 2023 yılında kabul edilen Çevrimiçi Güvenlik Yasası'nın uygulanmasını denetlerken, bu yasanın yetersiz kaldığı düşünülen alanlarda yeni düzenlemeler getirmeyi planlıyor. Daha önce Avustralya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren ilk ülke olmuş ve bu yasağın uygulanabilirliği tartışma konusu olmuştu. İngiltere'nin benzer bir adım atması, diğer Avrupa ülkelerini de etkileyebilir.
Hükümet yetkilileri, yasağın yanı sıra yaş doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi ve platformların çocuk koruma politikalarını sıkılaştırması gerektiğini vurguluyor. Ancak teknoloji şirketleri, yasağın ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ve pratikte uygulanmasının güç olacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Özellikle Meta (Facebook, Instagram) ve Google (YouTube) gibi büyük platformlar, yaş doğrulama teknolojilerinin henüz yeterince olgunlaşmadığını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin bu adımı, Avrupa'da çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda bir dalga etkisi yaratabilir. Fransa ve Almanya da benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Avrupa Birliği ise Dijital Hizmetler Yasası kapsamında çocukları hedef alan reklamları yasaklamış durumda. Öte yandan ABD'de, çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik federal bir yasa bulunmuyor; ancak bazı eyaletlerde, örneğin Utah'da, benzer yasaklar gündeme gelmişti.
Küresel ölçekte, sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkisine dair bilimsel çalışmalar artarken, hükümetler de bu alanda daha proaktif olma eğiliminde. Ancak yasakların uygulanabilirliği, teknik altyapı ve uluslararası iş birliği gerektiriyor. İngiltere'nin atacağı adım, hem teknoloji devleri için bir emsal teşkil edebilir hem de diğer ülkelerin politika yapıcılarını harekete geçirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir tartışma zaman zaman gündeme gelmekle birlikte, kapsamlı bir düzenleme henüz bulunmuyor. İngiltere'nin atacağı bu adım, Türk hükümeti ve sivil toplum kuruluşları için bir örnek teşkil edebilir. Özellikle 2024'te yürürlüğe giren Bazı Sosyal Medya Platformlarının Kullanımının Düzenlenmesine İlişkin Kanun'da çocuklara yönelik hükümler zayıf kalmıştı. Uluslararası gelişmeler, Türkiye'yi de çocukların çevrimiçi güvenliğini artıracak yasal düzenlemeler yapmaya teşvik edebilir. Ancak Türkiye'nin dijital haklar konusundaki hassasiyetleri ve teknoloji şirketleriyle ilişkileri, olası bir yasağın uygulanmasında zorluklar yaratabilir.