İngiltere Başbakanı Keir Starmer, büyük teknoloji şirketlerine gençler arasında müstehcen görüntülerin dolaşımını önleme çağrısında bulundu. Başbakan, özellikle sosyal medya platformlarının reşit olmayan bireylerin çıplak fotoğraflarını paylaşmasına izin veren algoritmalarını ve topluluk kurallarını eleştirerek, bu durumun çocuk istismarına ve psikolojik travmaya yol açtığını vurguladı. Starmer, teknoloji devlerine bu konuda daha proaktif adımlar atmaları için net bir uyarı gönderdi.
Gelişmenin arka planı
İngiltere'de son dönemde gençler arasında müstehcen görüntü paylaşımının yaygınlaşması, hem ebeveynlerin hem de siyasetçilerin tepkisine neden oldu. Ofcom'un verilerine göre, 2023 yılında 13-17 yaş arası gençlerin %15'i kendi rızaları olmadan müstehcen görüntülerinin paylaşıldığını bildirdi. Bu durum, siber zorbalık ve mahremiyet ihlallerinin yanı sıra, görüntülerin yasadışı platformlarda satılmasına kadar varan ciddi sonuçlar doğuruyor.
Starmer, yaptığı açıklamada, “Teknoloji şirketleri yalnızca kâr odaklı değil, aynı zamanda gençlerin güvenliğini sağlama sorumluluğuna da sahiptir. Çocuklarımızın görüntülerinin rızaları dışında dolaşmasını engellemek için yeterli önlemleri almadıklarında, yasal yaptırımlarla karşılaşmaları kaçınılmaz olacaktır” dedi. Başbakan, özellikle yapay zeka destekli içerik moderasyon araçlarının kullanılmasını ve raporlama mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti.
İngiltere'de 2023 yılında Çevrimiçi Güvenlik Yasası (Online Safety Act) yürürlüğe girmişti. Bu yasa, teknoloji şirketlerini yasadışı içerikleri kaldırmak ve kullanıcıları zararlı materyallerden korumakla yükümlü kılıyor. Ancak Starmer, yasanın uygulanmasında eksiklikler olduğunu ve şirketlerin “kendi kendini denetleme” konusunda yetersiz kaldığını belirtti. Bu nedenle, yeni düzenlemelerin devreye alınacağını ve ihlallerin ağır para cezaları ile cezalandırılacağını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin bu çağrısı, küresel çapta benzer endişelerin yaşandığı bir döneme denk geliyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile platformları daha sıkı düzenlemeye alırken, ABD'de de eyalet düzeyinde çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmaya yönelik yasalar çıkarılıyor. Ancak İngiltere'nin bağımsız bir düzenleyici kurum olan Ofcom aracılığıyla denetim yapması, dikkatleri ülkeye çekiyor. Starmer'ın açıklamaları, özellikle Meta, Google, TikTok ve X (eski Twitter) gibi platformları hedef alıyor. Bu şirketlerin, hali hazırda çocuk güvenliği konusunda milyarlarca dolar harcadığı bilinse de, eleştirmenler bu çabaların yetersiz olduğunu savunuyor.
Küresel çapta, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi kuruluşlar, çevrimiçi çocuk istismarının pandemi sonrası arttığını rapor ediyor. İngiltere Başbakanı'nın çağrısı, sadece ulusal bir politika değişikliği değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğinin de gerekliliğini vurguluyor. Uzmanlar, teknoloji şirketlerinin veri paylaşımı ve ortak algoritma geliştirme konusunda daha şeffaf olması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu girişimi, Türkiye'de benzer düzenlemeler için önemli bir örnek teşkil edebilir. Türkiye'de de son yıllarda çevrimiçi çocuk istismarı ve müstehcen içeriklerin yayılması konusunda endişeler artmış, ancak kapsamlı bir yasal düzenleme henüz hayata geçirilememiştir. Starmer'ın çağrısı, Türkiye'nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Adalet Bakanlığı gibi kurumlarının benzer tedbirler alması için bir kılavuz olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile uyum sürecinde, Dijital Hizmetler Yasası gibi düzenlemeleri dikkate alması gerektiği düşünülüyor. Küresel teknoloji şirketlerinin Türkiye'de de faaliyet göstermesi, bu konuda uluslararası koordinasyonun önemini artırıyor.