Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kenti, devrik Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın gıyabında idam cezasına çarptırıldığı haberinin ardından adeta bayram yerine döndü. Mahkeme kararı, 2011'den bu yana rejime karşı direnişin sembolü haline gelen ve milyonlarca muhalifin sığındığı bu kentte büyük bir coşkuyla karşılandı. Sokaklarda toplanan kalabalıklar, Suriye devriminin zaferini kutlarken, kararın uluslararası hukuktaki tartışmalı konumu ise dikkat çekiyor.
Mahkeme Kararı ve İdlib'deki Kutlamalar
Suriye'de geçici hükümete bağlı bir mahkeme, 8 Aralık 2024'te devrilen Beşar Esad hakkında gıyabında idam cezası verdi. Kararın açıklanmasının ardından İdlib'in merkez meydanlarında binlerce kişi bir araya geldi. Ellerinde Suriye devrimi bayrakları taşıyan göstericiler, araç konvoylarıyla kentte turlar attı. Bazıları Esad'ın posterlerini yırtarak, devrimin nihai hedefine ulaştığını dile getirdi. Kutlamalara katılanlardan Ebu Muhammed, "Bu karar, yıllarca süren zulmün hesabının sorulacağının göstergesi. Esad, halkına yaptıklarından dolayı cezasız kalmamalı" dedi. Ancak kararın sembolik olduğunu ve Esad'ın Rusya'da olduğu için fiilen uygulanamayacağını belirten hukukçular da var.
İdlib, Suriye iç savaşının en kritik bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. 2011'de başlayan ayaklanmadan bu yana muhaliflerin kalesi olan kent, 2019'dan itibaren Türkiye ve Rusya arasında imzalanan Soçi Mutabakatı ile ateşkes bölgesi ilan edilmişti. Bugün yaklaşık 4 milyon kişinin yaşadığı tahmin edilen İdlib'de, Esad karşıtlığı ve devrim ruhu hâlâ canlılığını koruyor. Kararın ardından kentteki camilerden selalar okunması, kutlamaların boyutunu gözler önüne serdi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Esad'ın idam cezası, Suriye iç savaşının hukuki sonuçları açısından yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ancak kararın uluslararası alanda tanınması beklenmiyor; zira Suriye'deki geçici hükümet, birçok ülke tarafından meşru kabul edilmiyor. Rusya ve İran, Esad rejiminin en büyük destekçileri olarak kararı kınayan açıklamalar yaptı. Öte yandan, Batılı ülkeler ve Arap Birliği'nden bazı üyeler, insan hakları ihlalleri nedeniyle Esad'ın yargılanması çağrısında bulunuyor. Bu durum, Suriye'nin geleceğine yönelik uluslararası toplumun bölünmüşlüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.
Karar, bölge siyasetinde de yankı uyandırdı. İran ve Hizbullah, Esad'ın devrilmesinden bu yana nüfuzlarının azalmasından endişe ediyor. İsrail ise Esad sonrası dönemde Suriye'deki İran varlığını hedef alan operasyonlarını sürdürüyor. Esad'ın idam cezası, bu güç mücadelesinde muhaliflerin elini güçlendirse de, sahada dengelerin değişmesi uzun vadeli bir süreç gerektiriyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde güvenlik endişeleri nedeniyle askeri varlığını sürdürürken, bu tür kararlar Ankara'nın bölgedeki politikalarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olarak, Esad'ın devrilmesi sonrası yeni bir döneme girdi. İdlib'deki kutlamalar, Türkiye'nin desteklediği muhalefetin moralini yükseltirken, Ankara için sınır güvenliği açısından da kritik bir süreç işaret ediyor. Türkiye, Rusya ile yaptığı mutabakatlar çerçevesinde İdlib'de istikrarı sağlamaya çalışırken, bu tür mahkeme kararları Suriye'nin geleceğine dair pazarlık gücünü artırabilir. Öte yandan, Esad'ın yargılanması talebi, Türkiye'nin uluslararası hukuk vurgusuyla örtüşse de, Ankara'nın Rusya ile denge politikası üzerinde yeni gerilimler yaratabilir. Türkiye'nin önceliği, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve terörle mücadele olmaya devam ediyor.