ABD ile İran arasındaki ateşkes, uluslararası diplomasinin hasta yatağına terk edildi. Washington yönetimi, İran’a yönelik hava saldırılarını üst üste üçüncü geceye taşıdı. 14 Temmuz sabahı erken saatlerde, İran devlet ajansı IRNA, güneydeki liman kenti Bandar Abbas’ta patlamalar yaşandığını ve Kiş Adası’nda altı ayrı patlamanın duyulduğunu bildirdi. Saldırılar, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda serbest geçiş ısrarı ve İran’ın buna karşılık verdiği gerilimli bir dönemde gerçekleşiyor. Başkan Donald Trump’ın, İran’ı ekonomik olarak çökertme ve rejim değişikliği hedefleyen ‘maksimum baskı’ politikası, askeri operasyonlara dönüşmüş durumda.
Bandar Abbas ve Kiş Adası’nda Şiddetli Patlamalar
IRNA’nın haberine göre, Bandar Abbas’ta gece saatlerinde şiddetli patlamalar meydana geldi. Görgü tanıkları, kentin farklı noktalarından yükselen dumanları ve peş peşe duyulan infilak seslerini aktardı. Kiş Adası’nda ise altı ayrı patlama kaydedildi. İran makamları, saldırıların askeri tesisleri hedef aldığını doğrularken, can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak bölgedeki kaynaklar, sivil yerleşimlerin de etkilendiğine dair endişeleri dile getiriyor.
ABD Merkez Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik tehditlerine karşılık olarak düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, “Hedefler, deniz güvenliğini tehdit eden askeri noktalar ve kıyı savunma sistemleridir” ifadeleri kullanıldı. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıları uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi ve BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hürmüz’de Gerilim Tırmanıyor
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. ABD’nin boğazda sürekli askeri varlık göstermesi ve İran’ın da buna misilleme yapma tehdidi, bölgede gerginliği zirveye taşıyor. Trump yönetiminin İran’a yönelik azami baskı politikası, şimdiye kadar Tahran’ı müzakere masasına çekemediği gibi, tersine askeri tırmanışa neden oldu. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceği ve özellikle gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
BM Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği de diplomatik çözüm için arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. Ancak Trump’ın İran konusunda uzlaşmaz tutumu ve Tahran’ın da geri adım atmaya yanaşmaması, bölgede geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor. Rusya ve Çin, ABD’nin saldırılarını kınarken, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri endişeyle gelişmeleri izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, komşusu İran’a yönelik bu askeri operasyonları yakından takip ediyor. Ankara, hem İran ile ticari ilişkilerini sürdürmekte hem de enerji ithalatında kritik bir role sahip olan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine önem vermektedir. ABD’nin saldırıları, bölgede istikrarsızlığı artırarak Türkiye’nin enerji maliyetlerini yükseltebilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, İran’da yaşanacak bir kaos, mülteci akınına yol açabilir. Türkiye’nin bu nedenle hem İran’la diyaloğu hem de ABD ile ittifak ilişkilerini dengeleyerek, bölgesel barış için arabuluculuk girişimlerini hızlandırması bekleniyor.