Kanada, bir zamanlar dostane komşular arasındaki ticaret savaşı tırmanırken, çelik, süt ürünleri, beyaz eşya ve tarım ekipmanları dahil yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Amerikan malına misilleme amaçlı gümrük vergisi uygulayarak ABD'ye misilleme yaptı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, bu adımın ABD'nin çelik ve alüminyuma getirdiği 'haksız ve haksız' tarifelere doğrudan bir yanıt olduğunu ve Kanadalı işçileri ile endüstrilerini korumak için gerekli olduğunu belirtti.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, ulusal güvenlik gerekçesiyle çelik ve alüminyum ithalatına sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmişti. Kanada, bu tarifelerden en çok etkilenen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor; zira ABD'ye yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık çelik ve alüminyum ihraç ediyor. Ottawa yönetimi, bu vergilendirmenin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) ruhuna aykırı olduğunu savunuyor. Misilleme listesi, ABD'den ithal edilen bazı makineler, elektronik eşyalar ve tüketim mallarını kapsıyor. Kanada hükümeti ayrıca, ABD'nin tarifelerini kaldırması halinde bu misilleme önlemlerinin de derhal sona ereceğini vurguluyor.
Küresel ticaret savaşı endişeleri
Bu gelişme, küresel ticarette artan korumacılık dalgasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD'nin çelik ve alüminyum tarifeleri yalnızca Kanada ile değil, Avrupa Birliği, Meksika ve Çin gibi diğer büyük ticaret ortaklarıyla da gerilime yol açmış durumda. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO), bu tür önlemlerin küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Uzmanlar, taraflar arasında bir anlaşma sağlanamaması halinde ticaret savaşının daha da tırmanabileceğini ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle otomotiv sektörü gibi entegre üretim ağlarına sahip endüstriler, bu belirsizlikten olumsuz etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile benzer şekilde çelik ve alüminyum tarifeleri nedeniyle ticari gerilimler yaşamış bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından izliyor. Kanada'nın izlediği misilleme stratejisi, Türkiye'nin de ABD ile ticari anlaşmazlıklarında başvurabileceği yöntemler açısından örnek teşkil edebilir. Tarifelerin küresel tedarik zincirlerini bozması, Türk ihracatçıları için hem risk hem de fırsat yaratabilir; zira ABD pazarında Kanada ve diğer ülkelere uygulanan tarifeler, Türk ürünlerine rekabet avantajı sağlayabilir. Ancak bu durum, aynı zamanda küresel ticaretin yavaşlamasına ve korumacılığın artmasına yol açarak Türkiye gibi ihracata dayalı ekonomiler üzerinde baskı oluşturabilir. Bu nedenle Türkiye'nin dış ticaret politikalarını çeşitlendirmesi ve yeni pazarlar arayışını sürdürmesi önem kazanıyor.