Nepal'in Tibet sınırına yakın bölgelerinde Çarşamba günü meydana gelen şiddetli sel felaketi, onlarca kişinin ölümüne yol açtı. Nepal makamları, Çin sınırındaki bir nehrin taşması sonucu oluşan devasa çamur ve enkaz akıntısının köyleri sürüklediğini, yüzlerce kişiyle hâlâ iletişim kurulamadığını bildirdi. Felaketin ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları sürerken, yetkililer ölü sayısının artmasından endişe ediyor.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, başkent Katmandu'nun yaklaşık 250 kilometre kuzeydoğusunda, Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki Thame ve çevre köyleri ani sel nedeniyle büyük hasar gördü. Yetkililer, özellikle gece saatlerinde meydana gelen selin insanları uykuda yakaladığını ve birçok evin bir anda sular altında kaldığını belirtti.
İlk belirlemelere göre en az 30 kişi hayatını kaybederken, bölgedeki sağlık ekipleri şu ana kadar 100'den fazla yaralıyı hastaneye kaldırdı. Ancak iletişim hatlarının büyük ölçüde kesilmesi nedeniyle, kurtarma ekipleri ve yerel yönetimler kayıp sayısını tam olarak belirleyebilmiş değil. Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterlerle bölgeye ulaşmaya çalışıyor; ancak olumsuz hava koşulları ve yolların çamur altında kalması çalışmaları güçleştiriyor.
Görgü tanıkları, nehrin kısa sürede taştığını ve beraberinde getirdiği kaya parçaları ile çamurun köyleri adeta bir anda yuttuğunu ifade etti. Bölgedeki bir okul binasının da çamur altında kaldığı, öğrencilerin tahliye edildiği ancak bazılarının hâlâ kayıp olduğu bildirildi. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Nepal ofisi, bölgeye acil insani yardım sevkiyatına başladı.
Bölgesel Etkiler ve İklim Değişikliği Endişesi
Himalayalar'ın eteklerinde yaşanan bu tür ani seller, iklim değişikliğinin etkileriyle giderek daha sık ve yıkıcı hale geliyor. Bölge, buzul göllerinin taşması sonucu oluşan sel felaketlerine karşı oldukça kırılgan. Uzmanlar, artan sıcaklıkların buzulları erittiğini ve bunun da yüksek rakımlı bölgelerde risk oluşturduğu konusunda uyarıyor. Nepal hükümeti, bu tür afetlere karşı erken uyarı sistemlerini güçlendirme sözü verse de, altyapı eksiklikleri nedeniyle uygulamada zorluklar yaşanıyor.
Öte yandan, sınırın diğer tarafında Çin'in Tibet bölgesinde de şiddetli yağışların etkili olduğu, ancak can kaybıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadığı öğrenildi. İki ülke arasındaki sınır bölgesinde yaşanan bu tür doğal afetler, sınır ötesi işbirliğinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Çin ve Nepal, geçmişte sınır bölgelerinde deprem ve sel gibi afetlerde birlikte hareket etmiş, ancak siyasi gerilimler bu işbirliğini zaman zaman sekteye uğratmıştı.
Uzmanlar, bu felaketin sadece bölgesel değil, küresel bir uyarı olduğunu belirtiyor. İklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olaylarının gelişmekte olan ülkeleri orantısız şekilde etkilediğine dikkat çeken çevre örgütleri, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini artırması gerektiğini vurguluyor. Nepal gibi az gelişmiş ülkeler, bu tür afetlerin yaralarını sarmakta güçlük çekerken, uluslararası dayanışmanın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetler konusunda benzer acı tecrübelere sahip bir ülke olarak, Nepal'e taziye ve dayanışma mesajı yayınlaması bekleniyor. Bu tür felaketler, Türk dış politikasının insani diplomasi anlayışıyla örtüşen bir alan oluşturuyor. Türkiye'nin AFAD ve Kızılay aracılığıyla bölgeye arama kurtarma ekibi veya insani yardım göndermesi, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir. Ayrıca, Himalaya bölgesindeki bu felaket, iklim değişikliğinin küresel bir güvenlik sorunu olduğunu teyit ediyor; Türkiye'nin de bu bağlamda uluslararası platformlarda iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki inisiyatifleri önem kazanıyor.