Beyrut, 6 Temmuz – İran’ın devrik dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreni, yalnızca ulusal bir veda değil, aynı zamanda Tahran’ın Batı’ya meydan okuyuşunun ve değişen bölgesel dengelerin bir göstergesiydi. Başkent Tahran’da toplanan milyonlarca yasta kişi, ABD ve İsrail’in İslam Cumhuriyeti’ni çökertme girişimlerinin başarısızlığa uğradığı mesajını verdi. Cenaze alayı, devrim muhafızları ve hükümet yetkililerinin önderliğinde, Humeyni Türbesi’ne doğru ilerlerken, katılımcılar “Kahrolsun Amerika” ve “İsrail’e ölüm” sloganları attı.
Cenaze Töreninin Siyasi Mesajları
Hamaney’in cenazesi, İran siyasetinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Törende yapılan konuşmalarda, merhum liderin “direniş ekseni” politikası övülürken, yeni liderin bu çizgiyi devam ettireceği vurgulandı. Özellikle Lübnan Hizbullahı, Suriye hükümeti ve Yemen’deki Ensarullah hareketi gibi müttefik grupların temsilcileri cenazede hazır bulundu. Bu durum, İran’ın bölgesel ağının hâlâ sağlam olduğunu gösteriyor.
Tahran Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. Muhammed Rıza Dehgani, “Cenaze, İran’ın iç ve dış politikasının bir özetiydi. Bir yandan halkın rejime bağlılığı sergilenirken, diğer yandan uluslararası topluma ‘biz hâlâ buradayız’ mesajı verildi” dedi. Törenin ardından yayımlanan bildiride, ABD’nin yaptırımlarına rağmen İran’ın bağımsızlığını koruduğu ve bölgesel güç olma iddiasından vazgeçmeyeceği belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Hamaney’in ölümü, Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İran’ın nükleer programı, doğrudan bir tehdit olarak görülmeye devam ederken, yeni liderin daha pragmatik veya daha sert bir çizgi izleyeceği merak konusu. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, İran’ın iç istikrarını koruma çabalarını yakından izliyor. Öte yandan, İsrail, cenaze sırasında yapılan tehditkâr söylemlere karşılık olarak sınırlarına ek askeri yığınak yaptı.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İran halkının kederini anlıyoruz ancak rejimin bölgesel istikrarsızlığa yol açan politikalarını kınıyoruz” denildi. Avrupa Birliği ise, İran’la diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, cenazenin ardından İran’da olası bir güç mücadelesinin bölgesel yansımalarının aylar içinde netleşeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki liderlik değişimi, Türkiye’nin Ortadoğu politikası açısından kritik önem taşıyor. İran, Suriye ve Irak’ta Türkiye ile zaman zaman karşı karşıya gelen aktörlerden biri. Yeni liderin dış politikada uzlaşmacı veya sert bir tavır takınması, Türkiye’nin bölgesel çıkarlarını doğrudan etkileyecek. Ayrıca, İran’ın enerji kaynaklarına erişim ve terörle mücadele konularında işbirliği, iki ülke arasındaki dengeleri belirleyecek. Türkiye, İran’daki gelişmeleri yakından takip ederek, kuzey Irak ve Suriye’deki PKK varlığına karşı ortak tutum geliştirme fırsatını kolluyor.