Hong Kong'da 23 yaşındaki Hau Yan-ki, gençlik yıllarında bir çetenin parçası olarak üç kişiyi gasp etmek ve şantaj yapmak için kurbanları tenha bir yere çekmekten suçlu bulunarak Yüksek Mahkeme tarafından 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın 2019 yılında henüz 17 yaşındayken işlediği suçlarda, kurbanları ıssız bir bölgeye yönlendirdiğini, ardından çete üyelerinin saldırıya geçerek kurbanların cep telefonlarını, paralarını ve diğer değerli eşyalarını zorla aldığını ve tehdit amacıyla çıplak fotoğraflarını çektiğini belirledi.
Suçun işleniş biçimi ve mahkeme süreci
Olaylar, 2019 yılının Mart ve Nisan aylarında gerçekleşti. Hau Yan-ki, sosyal medya ve arkadaş grupları aracılığıyla tanıştığı üç genç kadını, alışveriş yapma veya başka bir bahaneyle kentin ücra bir noktasına davet etti. Randevu yerine gelen kurbanlar, önceden hazırlanmış çete üyelerinin saldırısına uğradı. Saldırganlar, kurbanları darp ederek telefonlarını, nakit paralarını ve kredi kartlarını gasp etti. Ardından, kurbanların rızası dışında çıplak fotoğraflarını çekerek, bu görüntüleri yayma tehdidiyle daha fazla para talep etti. Mahkeme belgelerine göre, üç ayrı olayda toplamda yaklaşık 50 bin Hong Kong doları (yaklaşık 180 bin TL) değerinde mal ve nakit çalındı.
Hau Yan-ki, olayların ardından 2021 yılında tutuklandı ve yargılama süreci iki yıl sürdü. Savunma avukatı, müvekkilinin suç işlendiği sırada reşit olmadığını ve çete liderlerinin baskısı altında olduğunu öne sürdü. Ancak savcılık, sanığın aktif rol oynadığını, kurbanları bizzat seçip olay yerine getirdiğini ve suçtan elde edilen gelirden pay aldığını kanıtladı. Yüksek Mahkeme Yargıcı, kararında "Bu tür organize gasp ve şantaj eylemleri toplumda ciddi bir güven bunalımına yol açar" ifadelerine yer vererek, genç yaşına rağmen sanığa verilen cezanın caydırıcı olması gerektiğini vurguladı.
Hong Kong'da organize suçlar ve genç suçluluğu
Bu dava, Hong Kong'da gençler arasında organize suç ağlarının yaygınlaştığına dair endişeleri yeniden gündeme getirdi. Kentte özellikle 2019'daki protestolar sonrası sosyal huzursuzluğun arttığı dönemde, genç suçluluğunda belirgin bir yükseliş yaşandı. Polis verilerine göre, 2020-2023 yılları arasında 18 yaş altı şüphelilerin karıştığı gasp ve şantaj olayları yüzde 30 arttı. Uzmanlar, bunun nedenleri arasında aile bağlarının zayıflaması, işsizlik ve sosyal medyanın suç örgütleri tarafından bir araç olarak kullanılmasını gösteriyor. Hong Kong'un Çin'e devrinden sonra yürürlükte olan katı yasalar, bu tür suçlara ağır cezalar öngörse de, gençlerin çete üyesi olarak kullanılması engellenemiyor.
Bölgesel olarak, Asya-Pasifik'te siber suçlar ve organize gasp giderek daha karmaşık hale geliyor. Güneydoğu Asya ülkeleri, özellikle Kamboçya ve Myanmar'da faaliyet gösteren çevrimiçi dolandırıcılık çeteleri, kurbanları sahte iş teklifleriyle kandırarak para sızdırıyor. Hong Kong ise bu ağlar için hem bir hedef hem de bir kaynak konumunda. Kentin uluslararası finans merkezi olması, suç örgütlerinin para aklama ve şantaj faaliyetleri için cazip bir zemin oluşturuyor. Bu dava, yerel kolluk kuvvetlerinin bu tür suçlarla mücadele konusunda ne kadar kararlı olduğunu gösterse de, yapısal sorunların çözülmesi için daha kapsamlı sosyal politikalar gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu mahkumiyet, Türkiye'de de benzer şekilde örgütlü suç ve genç suçluluğuyla mücadele bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de son yıllarda çeteleşme eğilimleri ve suç örgütlerinin gencecik bireyleri kullanması artarken, bu tür caydırıcı cezaların önemi daha da belirginleşiyor. Her ne kadar bu dava doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel organize suç ağlarının ortak yöntemleri, sınır ötesi işbirliğinin gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin Interpol ve diğer uluslararası polis teşkilatlarıyla koordinasyonu, bu tür suçların önlenmesinde kritik rol oynuyor. Ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan dolandırıcılık ve şantaj faaliyetlerine karşı toplumsal farkındalığın artırılması, Türk vatandaşlarının korunması açısından elzem.