Hizbullah, geçen hafta Lübnan makamlarının ele geçirdiği patlayıcı yüklü sevkiyatın kendisine ait olduğunu Perşembe günü kabul etti. Örgüt, patlayıcıların İsrail'e karşı kullanılmak üzere planlandığını belirtti. Açıklama, Lübnan Başbakanı Nawaf Salam'ın devlet dışı silahlı grupların elindeki silahlara karşı kararlı adımlar atacağını duyurmasının ardından geldi. Salam, hükümetin otoritesini sarsan bu tür silahlanmalara göz yumulmayacağını vurguladı.
Lübnan'da Devlet Dışı Silahlanma Tartışması
Hizbullah'ın açıklaması, Lübnan'da uzun süredir devam eden devlet dışı silahlanma tartışmasını yeniden alevlendirdi. Örgüt, 2006'daki savaştan bu yana İsrail'e karşı caydırıcılık gücü olarak nitelendirdiği silah stokunu korumakta ısrarcı. Ancak son dönemde, özellikle liman patlaması sonrası yaşanan ekonomik ve siyasi kriz ortamında, silahların devlet denetimine alınması yönünde artan bir kamuoyu baskısı var. Başbakan Salam, göreve geldiğinden bu yana silah kontrolü konusunda kararlı bir duruş sergiliyor. Geçen hafta yaptığı açıklamada, "Lübnan'da yalnızca devletin silahlı gücü olmalıdır" diyerek Hizbullah'a dolaylı bir uyarıda bulunmuştu.
Ele geçirilen patlayıcıların miktarı ve cinsi hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak güvenlik kaynakları, sevkiyatın Suriye üzerinden Lübnan'a sokulduğini ve önemli miktarda askeri malzeme içerdiğini belirtiyor. Hizbullah'ın açıklaması, örgütün bu tür operasyonlarda şeffaflık sağlama ve meşruiyet kazanma çabası olarak yorumlanıyor. Örgüt, silahların yalnızca işgal altındaki topraklara karşı kullanılacağını savunarak, iç siyasetteki baskıyı hafifletmeyi hedefliyor.
Bölgesel Dengeler ve Uluslararası Tepkiler
Hizbullah'ın patlayıcıları kabul etmesi, bölgesel tansiyonu artırabilir. İsrail, Lübnan'da Hizbullah'ın silah stokunu yakından takip ediyor ve son aylarda hava saldırılarıyla depolara zarar verdiği iddia ediliyor. ABD ve Avrupa Birliği, Lübnan ordusunun ülke genelinde silah tekeline sahip olması gerektiğini savunuyor. Son olarak ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Hizbullah'ın silahlarını devlete devretmesi gerektiğini" yineledi. Fransa da geçmişte düzenlediği konferanslarda Lübnan'daki silahlı grupların silahsızlandırılması çağrısında bulunmuştu.
Öte yandan, Hizbullah'ın açıklaması, Lübnan siyasetinde yeni bir krizin habercisi olabilir. Örgüt, hükümetteki ortakları aracılığıyla Salam hükümetine baskı yapabilir. Son günlerde Hizbullah yanlısı gruplar, Başbakan Salam'a karşı protesto gösterileri düzenliyor. Ülkedeki ekonomik çöküş ve siyasi istikrarsızlık, silah meselesini daha da karmaşık hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarı ve Hizbullah'ın silahlanmasını yakından izliyor. Hizbullah'ın İsrail'e karşı kullanacağını açıkladığı patlayıcılar, Doğu Akdeniz'deki gerginliği artırabilir. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, devlet dışı aktörlerin silahlanmasının bölgesel barışı tehdit ettiğini savunuyor. Ayrıca Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarsızlığın ticaret ve enerji projelerini olumsuz etkilemesinden endişe ediyor. Ankara, hem İsrail hem de Hizbullah ile temaslarını sürdürerek, olası bir çatışmanın önlenmesi için diplomatik çaba harcıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü daha da önemli hale getiriyor.