Çin hükümeti, İsrail'e Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini derhal durdurma ve Filistin topraklarında zorla yerleşim kurma politikasından vazgeçme çağrısında bulundu. Aynı açıklamada, Gazze Şeridi'ne insani erişimin tamamen açılması gerektiği belirtilerek, bölgede yayılma riski taşıyan insani felaketin önlenmesi istendi. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama, Pekin'in Orta Doğu barış sürecine yönelik artan diplomatik ilgisinin son göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Batı Şeria'da Yerleşim Politikası ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'in Batı Şeria'da yeni yerleşim birimleri inşa etme ve mevcut yerleşimleri genişletme kararları, uluslararası toplumun uzun süredir eleştirdiği bir konu. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetleri yasadışı kabul ediliyor. Çin'in açıklaması, özellikle son dönemde İsrail hükümetinin yerleşim planlarını hızlandırması ve Filistinlilere yönelik baskıların artması bağlamında geldi. Pekin, daha önce de Birleşmiş Milletler platformlarında Filistin davasına destek verdiğini yinelemişti. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'i Batı Şeria'daki zorunlu yerleşim faaliyetlerini durdurmaya ve bölgede gerginliği tırmandıracak tek taraflı adımlardan kaçınmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının meşru haklarının korunması ve 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiği vurgulandı.
Çin'in Orta Doğu'daki diplomatik angajmanı son yıllarda belirgin şekilde arttı. 2023 yılında Suudi Arabistan ile İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesine aracılık eden Pekin, bölgesel barış ve istikrarın tesisinde kendisini sorumlu bir aktör olarak konumlandırıyor. Ancak Çin'in İsrail-Filistin sorununa yönelik tutumu, Batılı ülkelerden farklı olarak, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkına daha güçlü vurgu yapıyor. Bu durum, Çin'in küresel güney ülkeleri nezdindeki etkisini artırma stratejisiyle uyumlu görülüyor.
Gazze'de İnsani Durum ve Erişim Engelleri
Çin açıklamasında, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılması için tüm geçiş noktalarının açılması gerektiği belirtildi. Uzun süredir devam eden abluka ve son dönemdeki çatışmalar nedeniyle Gazze'de yaşayan 2,3 milyon insanın büyük bölümü temel gıda, su, ilaç ve yakıt sıkıntısı çekiyor. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgede insani felaketin eşiğinde olunduğu uyarısını yapıyor. Çin, Gazze'deki insani krizin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve uluslararası toplumun ortak sorumluluk alması gerektiğini savunuyor.
Pekin'in çağrısı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Gazze'ye yönelik insani ateşkes taleplerinin sık sık ABD tarafından veto edilmesinin ardından geldi. Çin, daha önce de ateşkes çağrılarını desteklemiş ve Filistin-İsrail sorununda adil bir çözüm için çok taraflı diplomasiye vurgu yapmıştı. Ancak Çin'in İsrail ile de ekonomik ve teknolojik ilişkileri bulunuyor; bu nedenle Pekin'in açıklamaları, dengeli bir diplomatik çizgi izleme çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in İsrail'e yönelik Batı Şeria uyarısı, Türkiye'nin Filistin politikasıyla örtüşen bir diplomatik adım olarak öne çıkıyor. Ankara, uzun süredir İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı bulduğunu ve Gazze'ye insani erişimin engellenmemesi gerektiğini savunuyor. Çin'in artan Orta Doğu angajmanı, bölgede nüfuz dengelerini değiştirebilir; Türkiye, hem Filistin davasına verdiği destekle hem de bölgesel aktör olarak Çin ile diyalog kanallarını açık tutarak bu süreçte aktif rol alabilir. Ayrıca Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım ve diplomatik girişimlerini daha da önemli kılıyor.