Hindistan ve ABD arasındaki ikili ticaret anlaşması, birbiriyle çelişen iç ekonomi politikaları, beklenmedik yargı müdahaleleri ve ABD'nin başlattığı yeni tarife soruşturmaları nedeniyle askıda kalmaya devam ediyor. İki ülke arasında 2023 yılında varılan mutabakat zaptına rağmen, somut bir ilerleme kaydedilememesi, ticari ilişkilerdeki stratejik hedeflerin gölgelenmesine yol açıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hindistan ve ABD, son yıllarda stratejik ortaklıklarını derinleştirse de ticaret alanındaki pürüzler devam ediyor. İki taraf arasında imzalanması planlanan sınırlı ticaret anlaşması, tarifelerin düşürülmesi ve pazar erişiminin genişletilmesini hedefliyor. Ancak Hindistan'ın bazı sektörlerdeki korumacı politikaları ve ABD'nin çelik ve alüminyuma uyguladığı ek gümrük vergileri anlaşmayı çıkmaza soktu.
Geçtiğimiz ay Hindistan Yüksek Mahkemesi'nin, çevrimiçi perakende sektörüne ilişkin bir kararı, ABD'li teknoloji devleri için yeni belirsizlikler yarattı. Öte yandan ABD Ticaret Temsilciliği, Hindistan'ın tarımsal sübvansiyonları hakkında yeni bir soruşturma başlattı. Bu gelişmeler, müzakere masasında gerginliğin artmasına neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan-ABD ticaret anlaşmasındaki tıkanma, yalnızca iki ülkeyi değil, Hint-Pasifik bölgesindeki ekonomik dengeleri de etkiliyor. ABD'nin Çin'e karşı Çin'le rekabette Hindistan'ı denge unsuru olarak görmesi, ticari anlaşmazlıkların stratejik önemini artırıyor. Aynı zamanda Hindistan'ın Rusya ile enerji ticareti ve savunma alımları, ABD Kongresi'nde endişelere yol açarak anlaşmanın onay sürecini zorlaştırıyor.
Bölgesel düzeyde ise Hindistan'ın Güney Asya komşularıyla ticari entegrasyon çabaları, ABD ile yaşanan anlaşmazlık nedeniyle yavaşlıyor. Uzmanlar, anlaşmanın uzun süre askıda kalması halinde, Asya-Pasifik ticaret mimarisinde Çin'in etkisinin artabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-ABD ticaret anlaşmasındaki belirsizlik, Türkiye için bir fırsat penceresi açıyor. ABD'nin tedarik zincirlerini Çin'den uzaklaştırma çabaları, Türkiye'nin tekstil, otomotiv ve elektronik gibi sektörlerde alternatif bir üretim üssü olarak öne çıkmasını sağlayabilir. Öte yandan Hindistan'ın ABD ile yaşadığı ticari sürtüşme, Türkiye'nin Güney Asya pazarındaki rekabet gücünü artırabilir. Stratejik olarak, Türkiye'nin hem ABD hem de Hindistan ile dengeli ilişkiler yürütmesi, küresel ticaret savaşlarından en az etkilenmesi için kritik önem taşıyor.