Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 24 Nisan 2025 Perşembe günü gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşmasının bölgesel istikrar için “en iyi fırsat” olduğunu ifade etti. Alman hükümet sözcüsü Stefan Kornelius tarafından yapılan açıklamaya göre, iki lider anlaşmanın Ortadoğu’daki gerilimi azaltma potansiyelini ele aldı. Görüşmede ayrıca, Gazze’deki ateşkes süreci ve İsrail’in kuzey sınırındaki gelişmeler de gündeme geldi. Merz, Netanyahu’ya Avrupa’nın anlaşmanın uygulanmasını destekleyeceği güvencesini verdi.
ABD-İran çerçeve anlaşması: İçerik ve tarafların tutumu
ABD ile İran arasında Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda varılan çerçeve anlaşması, İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması ve uluslararası denetimlere izin verilmesi karşılığında ekonomik yaptırımların aşamalı olarak kaldırılmasını öngörüyor. Anlaşma, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) yeniden canlandırılması olarak görülse de, yeni hükümler içermesi nedeniyle “çerçeve anlaşma” olarak adlandırılıyor. İsrail yönetimi, özellikle İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesine getirilecek sınırlamaların yetersiz olduğu gerekçesiyle anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor. Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in anlaşmayı dikkatle incelediği ve her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olacağı belirtildi.
Bölgesel yansımalar ve Avrupa’nın rolü
Almanya’nın anlaşmayı savunması, Avrupa’nın nükleer diplomasideki geleneksel pozisyonunu yansıtıyor. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da anlaşmayı memnuniyetle karşılamış ve uygulanmasının takip edileceğini açıklamıştı. Ancak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran’ın nükleer programının olası silahlaştırılması ve bölgesel vekil güçleri üzerindeki etkisi konusunda endişeli. Uzmanlar, anlaşmanın Suudi-İran ilişkilerinde normalleşme sürecini hızlandırabileceğini veya mevcut gerilimi derinleştirebileceğini belirtiyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için ABD Kongresi’nin onayı ve İran’da dini lider Ali Hamaney’in yeşil ışığı gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve bölgesel istikrarı destekliyor. ABD-İran anlaşması, Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve İran ile ticaret hacmini artırabilir. Ancak anlaşmanın İran’ın Yemen, Irak ve Suriye’deki vekil güçleri üzerindeki etkisi, Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Ankara, anlaşmanın İran’ı bölgesel güç projeksiyonundan vazgeçirmemesi halinde yeni güvenlik riskleri doğurabileceğini düşünüyor. Bu nedenle Türkiye, anlaşma sürecini yakından izlerken, kendi insiyatifleriyle Irak ve Suriye’de istikrar arayışlarını sürdürüyor.