ABD Kongresi'ndeki milletvekilleri, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in artan savaş kayıpları ortamında sivillerin korunmasına yönelik çabaları kasıtlı olarak finanse etmeyerek ve engelleyerek sorumlu olduğunu öne sürüyor. ProPublica'nın habere göre, Hegseth'in bu tutumu, özellikle Orta Doğu ve Asya-Pasifik bölgelerindeki çatışmalarda sivil can kayıplarının artmasına yol açtı. Milletvekilleri, Savunma Bakanlığı'nın sivil koruma mekanizmalarını zayıflatan bu adımlarının, uluslararası insancıl hukuk ihlallerine zemin hazırladığını belirtiyor. Olay, ABD'nin askeri operasyonlarındaki şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
ProPublica'nın elde ettiği belgelere göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth, göreve gelir gelmez sivil koruma programlarının bütçesini önemli ölçüde kesti. Hegseth, bu kesintileri 'verimlilik artışı' olarak savunsa da, milletvekilleri bu adımların sivil kayıpları doğrudan artırdığını iddia ediyor. Özellikle Yemen ve Afganistan'daki hava saldırılarında sivil ölümlerinin sayısının arttığına dikkat çekiliyor. Bakanlık içinden gelen isimsiz kaynaklar, sivil koruma ekibinin personel sayısının %30 azaltıldığını ve eğitim programlarının durdurulduğunu doğruluyor.
Milletvekilleri, bu kesintilerin, savaş yasalarına uygunluğu denetleyen sivil koruma birimlerini işlevsiz hale getirdiğini vurguluyor. Hegseth'in ayrıca, sivil kayıplara ilişkin soruşturmaları engellediği ve raporları kamuoyundan gizlediği iddia ediliyor. Bu durum, ABD ordusunun uluslararası insancıl hukuka bağlılığını sorgulatan bir krize dönüşmüş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hegseth'in politikalarının etkileri yalnızca ABD'nin askeri operasyonlarıyla sınırlı kalmadı. Müttefik ülkeler, ABD'nin sivil koruma standartlarını düşürmesinin, kendi askeri doktrinlerine de olumsuz yansıyabileceğinden endişe ediyor. Özellikle NATO müttefikleri, ortak operasyonlarda sivil kayıpların artmasının ittifakın meşruiyetini zedeleyeceğini dile getiriyor. Rusya ve Çin ise bu gelişmeleri, ABD'nin 'insani müdahale' söyleminin ikiyüzlülüğü olarak propaganda malzemesi yapıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, konuyu gündemine almayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından takip ettiği bir konu olan sivil koruma standartlarına ilişkin uluslararası tartışmaları etkileyebilir. Türkiye, Suriye ve Irak'ta yürüttüğü operasyonlarda sivil kayıpların önlenmesine yönelik hassasiyetini sıkça vurgulamaktadır. ABD'de yaşanan bu zafiyet, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarında daha bağımsız hareket etme eğilimini güçlendirebilir. Ayrıca, NATO içinde sivil koruma protokollerinin gözden geçirilmesine yönelik Türkiye'nin öncülük edebileceği bir süreç başlayabilir. Bu durum, Türk dış politikası için hem fırsat hem de angajman riski barındırmaktadır.