Kahire'de bir araya gelen Hamas başta olmak üzere Filistinli gruplar, Gazze Şeridi'ndeki silahlı örgütlerin cephaneliklerinin bir kısmını henüz oluşturulmamış geçici bir Filistin kurumuna devretmesi konusunda prensipte anlaştı. Filistinli kaynakların Salı günü AFP'ye verdiği bilgiye göre, bu öneri Mısır'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde gündeme geldi. Ancak kaynaklar, bu planın uygulanma şansının neredeyse hiç olmadığını, çünkü taraflar arasındaki derin güvensizliğin ve siyasi ayrılıkların aşılmasının zor olduğunu belirtti. Görüşmeler, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından bölgenin gelecekteki yönetimi ve yeniden inşası için atılması gereken adımları kapsıyor.
Gelişmenin arka planı: Mısır arabuluculuğu ve bölünmüş Filistin siyaseti
Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen toplantıya, Hamas, Filistin İslami Cihad ve diğer küçük silahlı grupların temsilcileri katıldı. Görüşmelerin ana gündem maddesi, Gazze'deki silahlı grupların elindeki ağır silahların ve roketlerin, Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi'ne bağlı olmayan yeni bir Filistin kurumuna devredilmesiydi. Bu kurumun henüz oluşturulmamış olması, planın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Hamas ve Fetih arasındaki 2007'den beri süren siyasi bölünme, Gazze'nin yönetiminde ikili bir yapıya yol açmıştı. Hamas, Gazze'de fiili kontrolü elinde tutarken, Fetih Batı Şeria'da Filistin Yönetimi'ni yönetiyor. Mısır, bu bölünmeyi sona erdirmek ve Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası destek sağlamak amacıyla defalarca arabuluculuk girişiminde bulundu. Ancak taraflar arasındaki güven eksikliği ve silahsızlanma talepleri, müzakereleri sık sık çıkmaza soktu.
Bölgesel ve küresel boyut: Gazze'nin geleceği ve uluslararası baskılar
Kahire'deki görüşmeler, İsrail'in Gazze'ye yönelik son askeri operasyonlarının ardından bölgesel aktörlerin Filistin meselesine yeniden odaklanmasıyla önem kazandı. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, Filistinliler arası birliğin sağlanmasını ve Gazze'de kalıcı bir ateşkesin tesis edilmesini istiyor. ABD ve Avrupa Birliği ise, Hamas'ın silah bırakması ve İsrail'in güvenlik endişelerinin giderilmesi koşuluyla Gazze'nin yeniden inşasına destek verebileceklerini sinyal veriyor. Ancak Hamas'ın silahsızlanmayı kabul etmesi, örgütün askeri kanadının varlığı ve ideolojik duruşu nedeniyle oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor. Bölge uzmanları, bu tür girişimlerin daha önce de başarısız olduğunu, çünkü Filistinli grupların birbirine güvenmediğini ve silahların teslim edilmesinin siyasi bir zafiyet olarak algılandığını vurguluyor. Öte yandan, İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukası ve periyodik saldırıları, silahlı grupların varlığını meşrulaştıran bir ortam yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türk dış politikası açısından önem arz ediyor. Türkiye, uzun süredir Filistinli gruplar arasında diyaloğu teşvik ediyor ve Hamas ile Fetih arasında arabuluculuk yapıyor. Gazze'nin yeniden inşası ve istikrara kavuşması, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzu ve insani yardım taahhütleri açısından kritik. Silahsızlanma girişiminin başarısız olması halinde, Gazze'de yeniden çatışma riski artabilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Hamas ile olan siyasi bağları, Batılı ülkelerle ilişkilerinde zaman zaman gerginlik yaratıyor. Bu nedenle, Kahire'deki müzakerelerin sonucu, Türkiye'nin Filistin politikasını ve bölgesel dengeleri etkileyecek bir dönüm noktası olabilir.