Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği, ABD ile İran arasındaki savaşı durdurma anlaşmasının ardından iki ayın en yoğun gününü yaşadı. Deniz takip sistemlerinden alınan verilere göre perşembe günü toplam 25 ticari gemi yeniden açılan boğazı geçti. Bu rakam, nisan ortasından bu yana kaydedilen en yüksek günlük geçiş sayısı olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, boğazın yeniden uluslararası deniz ticareti için güvenli hale gelmesinin küresel enerji piyasalarında rahatlama yarattığını belirtiyor.
Anlaşmanın ardından yoğunlaşan trafik
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. ABD ile İran arasında haftalardır süren savaş tehditleri ve karşılıklı askeri gerginlik, boğazı neredeyse ticari gemilere kapatmıştı. Deniz takip şirketlerine göre, anlaşma öncesinde boğazdan günde ortalama 10-12 gemi geçiyordu. Perşembe günkü 25 gemilik artış, anlaşmanın etkisini açıkça ortaya koyuyor. Geçiş yapan gemilerin çoğunluğunu petrol tankerleri ve doğal gaz taşıyıcıları oluşturuyor. Analistler, önümüzdeki günlerde bu sayının daha da artmasını bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Boğazın yeniden açılması, küresel enerji fiyatlarında düşüşe yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı, anlaşma haberinin ardından yüzde 5 gerileyerek 70 doların altına indi. Körfez ülkeleri ve uluslararası nakliye şirketleri, güvenli geçişin sağlanmasından memnuniyet duyduklarını açıkladı. Ancak uzmanlar, anlaşmanın kalıcılığının henüz garanti altında olmadığını ve bölgedeki jeopolitik risklerin devam ettiğini vurguluyor. İran ile ABD arasındaki güven inşasının zaman alacağı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki istikrardan doğrudan etkileniyor. Boğaz'ın güvenli hale gelmesi, petrol ve doğal gaz fiyatlarında düşüş anlamına gelirken, Türkiye'nin enerji maliyetlerini hafifletebilir. Ayrıca, Türk bandıralı gemilerin de kullandığı bu su yolundaki trafiğin artması, Türk deniz ticareti için olumlu bir gelişmedir. Ancak anlaşmanın kırılgan yapısı, enerji arz güvenliği konusunda Türkiye'nin alternatif koridorları çeşitlendirme stratejisini daha da önemli kılıyor.