Sudan'daki paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) Kuzey Darfur Eyaleti'ne bağlı Malha ve Um Baru kasabalarındaki sivil bölgelere düzenlediği drone saldırısında en az 9 sivil hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı ve büyük çaplı maddi hasar oluştu. Sudanlı insan hakları grubu Acil Avukatlar, saldırının cuma günü gerçekleştiğini ve HDK'nin bu bölgelerdeki sivil yerleşimleri hedef alarak uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini duyurdu. Anadolu Ajansı'nın aktardığı rapora göre, saldırıda sivillerin yanı sıra evler, sağlık merkezleri ve su kuyuları gibi sivil altyapı da hedef alındı.
Arka Plan ve Gelişmeler
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan iç savaş, ülkenin düzenli ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Başkent Hartum başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesine yayılan çatışmalar, özellikle Darfur bölgesinde yoğunlaşmış durumda. BM verilerine göre, çatışmalar bugüne kadar on binlerce kişinin ölümüne ve 10 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. HDK, savaşın başından bu yana sivil halkı hedef almakla suçlanıyor; etnik temizlik, işkence ve cinsel şiddet gibi ciddi insan hakları ihlalleriyle anılıyor.
Acil Avukatlar grubu, HDK'nin bu son saldırısıyla sivil bölgelere yönelik sistematik saldırılarını sürdürdüğünü belirtiyor. Özellikle Malha ve Um Baru gibi küçük kasabalar, taraflar arasındaki çatışmaların şiddetlenmesiyle daha sık hedef haline geliyor. Grubun açıklamasına göre, drone saldırılarının önceden planlı olduğu ve sivillerin kaçış yollarının kesilmesi amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki çatışmalar yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor; bölgesel güçler ve uluslararası aktörler de bu krizde aktif rol oynuyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin HDK'ya, Mısır ve Türkiye'nin ise Sudan ordusuna destek verdiği iddia ediliyor. Rusya ve Ukrayna'nın da taraflarla temas halinde olduğu biliniyor. Bu dış müdahaleler, çatışmanın daha da karmaşık hale gelmesine ve uzamasına neden oluyor. BM ve Afrika Birliği'nin arabuluculuk çabaları ise şu ana kadar sonuçsuz kaldı.
Drone saldırıları, hava gücünün asimetrik savaşta giderek daha fazla kullanıldığını gösteriyor. HDK'nin insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılar, sivil kayıpları artırırken, uluslararası toplumun bu tür saldırıları durdurma çabaları yetersiz kalıyor. Uzmanlar, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde istikrarsızlığın yayılma riskine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'da tarihsel bağları ve devam eden diplomatik temasları bulunan bir ülke. Suudi Arabistan'da düzenlenen müzakerelere ev sahipliği yaparak tarafları bir araya getirme girişimlerinde bulunan Ankara, çatışmanın sona erdirilmesi için çaba sarf ediyor. Ancak HDK'nin sivil hedeflere yönelik bu tür saldırıları, ateşkes çağrılarını geçersiz kılıyor. Türkiye, Sudan'daki istikrarsızlığın Kızıldeniz'deki deniz güvenliğine ve Doğu Afrika ile ticaret yollarına olumsuz etkisini yakından izliyor. Ayrıca, bölgedeki insani krizin büyümesi, Türkiye'nin daha fazla insani yardım sağlamasını gerektirebilir. Dolayısıyla, bu çatışmanın sona ermesi Türkiye'nin bölgesel istikrar politikaları açısından kritik öneme sahip.