Filistin Eğitim Bakanlığı, 3 Nisan 2025 itibarıyla Gazze Şeridi'nde İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı savaşta hayatını kaybeden öğrenci sayısının 20 bin 647'ye ulaştığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, aynı dönemde işgal altındaki Batı Şeria'da da İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından 128 okul öğrencisi ve 39 üniversite öğrencisinin öldürüldüğü belirtildi. Bu rakamlar, Gazze'deki eğitim sisteminin çöküşe sürüklendiğine işaret ediyor.
Saldırıların eğitim üzerindeki yıkıcı etkisi
Bakanlık verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze'de 456'sı öğretmen ve üniversite personeli olmak üzere toplam 20 bin 647 öğrenci yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenler arasında 370'i kız, 640'ı erkek olmak üzere bin 10'u anaokulu öğrencisi; 2 bin 571'i ilkokul, bin 987'si ortaokul ve 2 bin 575'i lise öğrencisi yer alıyor. Ayrıca 13 bin 251'i erkek, 7 bin 396'sı kız olmak üzere toplam 20 bin 161 öğrencinin yaralandığı kaydedildi. Çatışmalar nedeniyle 300'den fazla okul ve üniversite binası tamamen yıkılırken, 200'e yakın eğitim kurumu da kullanılamaz hale geldi. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) bağlı 183 okulun da çatışmalardan etkilendiği bildirildi.
Eğitim Bakanlığı, savaşın başlamasıyla birlikte okulların büyük bölümünün sığınma evi olarak kullanıldığını, yaklaşık 625 bin öğrencinin eğitim alamadığını ifade etti. Uzun süren çatışma ortamı, Gazze'deki Filistinli çocukların temel eğitim hakkını elinden alırken, psikolojik travmalar da kalıcı hasarlara yol açıyor. Bakanlık, uluslararası toplumu ateşkes için baskı yapmaya ve eğitimin yeniden tesis edilmesi için acil yardım sağlamaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel tepkiler
Bu trajik veriler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları, sivil hedeflere yönelik saldırıların savaş suçu oluşturduğunu hatırlatarak, taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze'deki çocuk ölümlerinin "kabul edilemez" olduğunu belirterek, derhal ateşkes talep etti. Öte yandan İsrail yönetimi, Hamas'ın sivilleri kalkan olarak kullandığını iddia ederek askeri operasyonların devam edeceğini duyurdu. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri ise henüz somut bir sonuç vermedi. Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşirken, eğitim sisteminin çöküşü bölgenin geleceği için karanlık bir tablo çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de 20 binden fazla öğrencinin hayatını kaybetmesi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Filistin'in yanında yer alarak ateşkes ve insani yardım çağrılarını sürdürüyor. Ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve diğer yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye gıda, sağlık malzemesi ve eğitim desteği gönderiliyor. Ancak bu kriz, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu kullanarak daha etkin bir diplomasi yürütmesi gerektiğini gösteriyor. Eğitim sisteminin çöküşü, uzun vadede Filistin'de istikrarsızlığı artırabilir ve Türkiye'nin insani yardım yükünü daha da artıracak bir senaryoya yol açabilir. Türkiye'nin bölgedeki dini, tarihi ve kültürel bağları, bu insani krize kayıtsız kalmasına imkan vermiyor.