İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) 7 Ekim 2023 saldırıları öncesinde Hamas'ın büyük çaplı bir eylem planladığına dair yaptığı "açık uyarıyı" aldığı ancak bu kritik bilgiyi İsrail güvenlik şeflerine aktarmadığı öne sürüldü. Haaretz gazetesinin Salı günkü haberine göre, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın uyarısı, Netanyahu'nun ofisinde kaldı ve istihbarat değerlendirmesine dahil edilmedi.
Uyarının kaynağı ve zamanlaması
Haaretz'in haberine göre, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid, 7 Ekim'den önceki dönemde İsrail'e Hamas'ın planları hakkında net bir mesaj iletti. Uyarının içeriği, Hamas'ın İsrail'e yönelik geniş kapsamlı bir saldırı hazırlığında olduğunu gösteriyordu. Ancak Netanyahu, bu uyarıyı ne Savunma Bakanı'na ne de diğer güvenlik kurumlarının başındaki isimlere iletti. Haberde, uyarının "açık" olduğu ve doğrudan Başbakanlık'a ulaştığı vurgulanıyor.
İsrail basınında yer alan bilgilere göre, BAE ile İsrail arasındaki istihbarat paylaşımı, 2020'de imzalanan Abraham Anlaşmaları sonrasında önemli ölçüde artmıştı. BAE, bölgesel güvenlik konularında İsrail ile yakın işbirliği yapıyor ve Hamas'ın faaliyetlerini yakından takip ediyor. Bu bağlamda BAE'nin uyarısı, sıradan bir istihbarat notu değil, üst düzey bir siyasi mesaj niteliği taşıyordu.
7 Ekim öncesi istihbarat boşluğu
7 Ekim 2023'te Hamas, İsrail'in güney sınırından eşi benzeri görülmemiş bir saldırı düzenledi. Saldırıda yaklaşık 1.200 İsrailli hayatını kaybetti, 240'tan fazla kişi rehin alındı. Olay, İsrail istihbarat tarihinin en büyük başarısızlıklarından biri olarak değerlendiriliyor. Saldırı sonrası kurulan soruşturma komisyonları, istihbaratın yanlış yorumlandığını, uyarı sinyallerinin göz ardı edildiğini ortaya koydu.
Haaretz'in iddiası, bu başarısızlığın sadece askeri istihbaratla sınırlı olmadığını, siyasi düzeyde de bir bilgi akışı kopukluğu yaşandığını gösteriyor. Netanyahu'nun ofisi, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak muhalefet, Başbakan'ın uyarıyı paylaşmamasının "ihmal" değil, "kasıtlı bir eylem" olabileceğini savunuyor. Bu iddia, Netanyahu'nun siyasi sorumluluğunu daha da ağırlaştırıyor.
BAE'nin rolü ve bölgesel dengeler
BAE, son yıllarda Orta Doğu'da etkin bir diplomatik aktör olarak öne çıkıyor. İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ilk Körfez ülkesi olan BAE, aynı zamanda Hamas ile de dolaylı kanallar üzerinden temas kuruyor. Bu çift yönlü diplomasi, BAE'nin bölgesel istikrarı kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirme çabası olarak yorumlanıyor.
Haaretz'in haberi, BAE'nin uyarısının ciddiyetini gösterirken, Netanyahu'nun bu uyarıyı neden görmezden geldiği sorusunu da beraberinde getiriyor. İsrail'de yapılan anketler, halkın büyük bir kısmının Netanyahu'yu 7 Ekim saldırısından sorumlu tuttuğunu ortaya koyuyor. Saldırı sonrası kurulan savaş kabinesi ve güvenlik kurumlarındaki değişimler, siyasi hesap verme sürecinin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki istihbarat ve diplomasi ağlarını gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor. Türkiye, Hamas ile ilişkileri ve İsrail ile yürüttüğü normalleşme süreci arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. BAE'nin uyarıyı İsrail'e iletmesi, Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlikte ne kadar etkin olduğunu gösteriyor. Türkiye, benzer istihbarat paylaşım mekanizmalarını güçlendirerek hem kendi güvenliğini artırabilir hem de bölgesel krizlerde arabuluculuk rolünü pekiştirebilir. Ayrıca, Netanyahu'nun uyarıyı paylaşmaması, İsrail'in iç siyasetindeki kutuplaşmayı derinleştirirken, Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumunu yeniden değerlendirmesine yol açabilir.