Güney Sudan'da devlet fonlarının bir ödeme platformu aracılığıyla usulsüz şekilde yönlendirildiğini ortaya çıkaran bir işadamı, Kenya'da kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Olay, Doğu Afrika'da yolsuzluk ve insan hakları ihlalleri konusundaki hassasiyeti yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Güney Sudan'da faaliyet gösteren bir ödeme platformu üzerinden milyonlarca doların devlet kasasından çekilerek özel hesaplara aktarıldığı iddiaları üzerine harekete geçen işadamı, bu bulguları uluslararası basına sızdırmıştı. İddialara göre, ülkenin petrol gelirleri ve uluslararası yardım fonları, üst düzey yetkililerin kontrolündeki şirketler aracılığıyla zimmete geçirildi. Yaklaşık 11 milyon nüfuslu Güney Sudan, 2011'de bağımsızlığını kazanmasına rağmen iç savaş, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele ediyor.
Kaçırılan işadamının, belgeleri yayınlamadan önce Kenya'nın başkenti Nairobi'de güvenlik önlemleri aldığı, ancak yine de hedef haline geldiği belirtiliyor. Kenya polisi, olayla ilgili soruşturma başlatırken, sivil toplum kuruluşları hükümeti yeterli koruma sağlamamakla eleştiriyor. Güney Sudan yönetimi ise iddiaları reddederek, fonların yasal prosedürlere uygun kullanıldığını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, sadece Güney Sudan'da değil, Kenya'nın da dahil olduğu Doğu Afrika bölgesinde yolsuzlukla mücadele ve ifade özgürlüğü konularını gündeme taşıdı. Kenya, daha önce de ihbarcıların hedef alındığı benzer olaylara sahne olmuş, özellikle 2019'da bir gazetecinin öldürülmesi uluslararası tepki çekmişti. Birleşmiş Milletler (BM) ve Afrika Birliği (AfB), işadamının derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise gelişmeyi yakından takip ettiğini duyurdu.
Güney Sudan, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alıyor ve petrol gelirleri ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün 2023 Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 180 ülke arasında 176. sırada bulunan ülke, sistematik yolsuzluğun gölgesinde yönetiliyor. Ödeme platformu skandalının, ülkeye yönelik uluslararası yardımları ve yatırımları daha da azaltmasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Sudan, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika'da artan diplomatik ve ekonomik angajmanının hedef ülkelerinden biridir. Türkiye, 2012'den bu yana Güney Sudan'da büyükelçilik bulundurmakta ve kalkınma yardımları, eğitim ve sağlık alanlarında işbirliği yapmaktadır. Bu skandal, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımları için güvenlik ve hukuki istikrar riski oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika'da yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık konularındaki tutumu, diğer Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde de belirleyici olabilir. Türkiye'nin ihbarcı kişinin güvenliği konusunda BM ve AfB ile koordineli bir tutum izlemesi, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.