İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik gece saatlerinde başlattığı yoğun hava saldırılarında en az 15 sivil hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığı bilgiye göre, saldırılar ülkenin güneyindeki çok sayıda köy ve kasabayı hedef aldı. İsrail ordusu ise operasyonun, İran destekli Hizbullah hareketine ait askeri altyapı ve mevzilere yönelik olduğunu açıkladı. Saldırılarda Hizbullah'a ait silah depoları ile gözlem noktalarının vurulduğu iddia edilirken, Lübnan hükümeti saldırıları 'savaş suçu' olarak nitelendirdi ve uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaptı.
Saldırıların Arka Planı: Tırmanan Gerilim
Son haftalarda İsrail-Lübnan sınırında tırmanan gerginlik, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından patlak veren Gazze savaşıyla paralel bir seyir izliyor. Hizbullah, Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana İsrail'in kuzeyindeki askeri noktalara düzenli olarak roket ve füzelerle saldırılar düzenliyor. İsrail ise bu saldırılara hava saldırıları ve topçu atışlarıyla karşılık veriyor. BM verilerine göre, Ekim ayından bu yana sınırdaki çatışmalarda Lübnan tarafında 300'den fazla kişi öldü; bunların çoğu Hizbullah militanı olsa da aralarında çok sayıda sivil de bulunuyor. Son saldırının, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki askeri üsse düzenlediği yoğun roket saldırısına misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), taraflara itidal çağrısında bulunurken, bölgedeki gerginliğin 'kontrol dışı' bir savaşa dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarı yaptı. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, yaptığı yazılı açıklamada, 'İsrail'in saldırganlığı Lübnan'ın egemenliğine açık bir ihlaldir ve bölgeyi felakete sürükleyecektir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Lübnan arasındaki sınır çatışmaları, bölgesel bir savaşın fitilini ateşleme potansiyeli taşıyor. İran'ın en önemli bölgesel vekili konumundaki Hizbullah, İsrail'e karşı en ciddi askeri tehdit olarak görülüyor. Örgütün, 2006 savaşından bu yana roket ve füze kapasitesini büyük ölçüde artırdığı biliniyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini açıklarken, Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri taraflara gerilimi düşürme çağrısı yapıyor. İran destekli grupların Suriye, Irak ve Yemen'de de faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, çatışmanın yayılma riski uluslararası toplumu endişelendiriyor. Uzmanlar, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının sona ermesi durumunda Hizbullah'la daha geniş bir çatışmaya girebileceği yorumunu yapıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı, İsrail ile Lübnan arasında kalıcı ateşkes öngörse de, her iki taraf da kararı ihlal etmekle suçlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan arasındaki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin doğrudan sınır komşusu olmasa da bölgesel istikrarı yakından ilgilendiriyor. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları konusunda Lübnan ile iş birliği içinde. Ayrıca, Türkiye'de yaşayan yaklaşık 500 bin Lübnanlı göçmen ve iş insanı bulunuyor. Bölgede olası bir savaş, Türkiye'ye yeni bir mülteci akınına yol açabilir. Ankara, bugüne kadar taraflara itidal çağrısı yaparken, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını sert bir dille eleştirdi. Hizbullah'ın İran'la olan yakın ilişkisi, Türkiye-İran arasındaki rekabet bağlamında da dikkatle izleniyor. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunurken, doğrudan bir çatışmanın parçası olmamayı hedefliyor.