On yıl önce, Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarının temelini oluşturan 'dokuz çizgi hattı' (nine-dash line) haritasının uluslararası hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Bu tarihi kararın ardından Filipinler, egemenlik haklarını korumak ve bölgedeki askeri varlığını artırmak için kapsamlı bir savunma planlamasına girişti. Manila yönetimi, özellikle Spratly Adaları çevresinde devriye gemileri konuşlandırmak, kıyı savunma sistemlerini modernize etmek ve ABD ile ortak askeri tatbikatları sıklaştırmak gibi adımlarla yanıt veriyor.
Arka Plan ve Kararın İçeriği
2016 yılında Filipinler'in açtığı dava sonucunda mahkeme, Çin'in tarihsel haklara dayanan dokuz çizgi hattı iddiasının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme ayrıca Çin'in yapay ada inşaatları ve askeri faaliyetlerinin Filipinler'in Münhasır Ekonomik Bölgesi'ni (MEB) ihlal ettiğini belirtti. Karar, Çin tarafından tanınmazken, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum tarafından hukuki bir referans olarak kabul edildi.
Filipinler, kararın ardından askeri harcamalarını artırdı ve özellikle deniz güvenliği alanında yatırımlara yöneldi. Ülke, Güney Çin Denizi'ndeki dokuz ada ve resifte varlık gösteriyor; bunların en stratejik olanları Thitu, Subi ve Pag-asa adaları. Manila, bu adalara radar sistemleri, kıyı bataryaları ve insansız hava araçları yerleştirerek caydırıcılık kapasitesini yükseltti. Ayrıca Filipinler, 2014'te imzalanan ve ABD'ye üs kullanma izni veren Genişletilmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) kapsamında Amerikan askeri varlığını da ülkeye çekti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin üçte birinden fazlasının geçtiği kritik bir deniz yolu. Çin, bu bölgedeki iddialarını 'tarihsel haklar' temelinde sürdürürken, Tayvan, Vietnam, Malezya, Brunei ve Filipinler de egemenlik çatışmaları yaşıyor. 2016 kararı, Çin'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı hukuki bir dayanak oluşturdu ancak Pekin yönetimi, fiili kontrolünü artırarak karşılık verdi.
ABD, Çin'in artan askeri varlığına karşı bölgedeki müttefikleriyle işbirliğini derinleştiriyor. Filipinler'deki üslerin yanı sıra Japonya, Avustralya ve diğer bölge ülkeleriyle ortak tatbikatlar düzenleniyor. Çin ise yapay adalarda konuşlandırdığı füzeler ve hava savunma sistemleriyle caydırıcılık sağlamaya çalışıyor. Gerilim, son yıllarda Filipin balıkçı teknelerine yönelik taciz olayları ve istasyonlu gemilerin çarpışma riskiyle zaman zaman tırmanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gelişmeler, Türkiye'nin Hint-Pasifik bölgesine yönelik artan ilgisi açısından önem taşıyor. Türkiye, Asya-Pasifik'te ticaret ve enerji hatlarının güvenliğine bağımlı. Bölgedeki gerginlik, küresel tedarik zincirlerini ve deniz ticaretini etkileyebilir; bu da Türk ekonomisini dolaylı yoldan etkileyecektir. Ayrıca Türkiye, Çin ve ABD ile dengeli ilişkiler yürütürken, bölgesel istikrarın bozulması bu dengeyi zorlayabilir. Filipinler'in savunma adımları, uluslararası hukukun üstünlüğünü pekiştiren bir örnek teşkil etse de, Türkiye'nin doğrudan bir taraf olmadığı bu ihtilafın, yansımalarını takip etmesi gerekiyor.