İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasının yürürlükte olduğu bir dönemde Gazze Şehri ve Han Yunus kentlerine düzenlediği hava ve kara saldırılarında en az 6 Filistinlinin ölümüne, 20'den fazla kişinin yaralanmasına yol açtı. Filistin sağlık kaynakları, saldırılarda ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu, yaralıların çoğunun durumunun kritik olduğunu bildirdi. Sivil savunma ekipleri, enkaz altında kalanlar olabileceği endişesiyle arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Bu olay, Mısır ve Katar arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ateşkesin gölgesinde artan gerilim
Hamas ile İsrail arasında 21 Mayıs 2021'de varılan ateşkes anlaşması, 11 gün süren çatışmaların ardından yürürlüğe girmişti. Ancak anlaşmanın imzalanmasından bu yana geçen sürede İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ara vermeden devam etti. Filistinli gruplar, İsrail'in anlaşmayı ihlal ettiğini belirterek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. İsrail ise saldırıların, Gazze'den atılan yangın balonlarına ve roket ateşine misilleme olduğunu savunuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, mayıs ayındaki ateşkesten bu yana Gazze'de en az 50 Filistinli İsrail ateşiyle hayatını kaybetti. Bu durum, bölgedeki insani krizi daha da derinleştiriyor; Gazze halkı elektrik, su ve temel ihtiyaç maddelerine erişimde büyük sıkıntı yaşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki son gelişmeler, sadece Filistin-İsrail çatışmasının değil, aynı zamanda bölgesel dengelerin de ne kadar hassas olduğunu ortaya koyuyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabalarına rağmen, taraflar arasındaki güvensizlik tansiyonu yüksek tutuyor. İsrail'in aşırı sağcı hükümeti, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini genişletme politikasını sürdürürken, Filistin yönetimi artan baskı altında. Uluslararası toplum, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz desteğin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin etkisiz kalmasına tepkili. Bu durum, bölgede yeni bir çatışma dalgasının habercisi olabilir. Özellikle İran destekli Filistinli grupların giderek güçlenmesi, çatışmanın Lübnan ve Suriye'ye sıçrama riskini artırıyor. Küresel ölçekte ise, enerji krizi ve Ukrayna savaşının gölgesinde, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın petrol fiyatlarını yeniden yükseltebileceği endişesi yaşanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki son saldırıları yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını "terör devleti" olarak nitelendirmiş ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştı. Bu bağlamda, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek, Arap kamuoyunda prestijini artırırken, İsrail ile ilişkilerin normalleşme sürecine zarar verebilir. Enerji alanında Doğu Akdeniz'deki iş birliği çabaları da bu gelişmeden etkilenebilir. Türkiye, bölgede insani krizin derinleşmesini önlemek için acilen arabuluculuk girişimlerinde bulunmalı ve BM nezdinde ateşkes ihlallerini gündeme getirmelidir.