Gazze Şeridi'nde İsrail'in devam eden saldırıları sonucu hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 44 bin 370'e yükseldi. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, son 24 saatte 48 kişi daha hayatını kaybetti ve 79 kişi yaralandı. Böylece 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı 44 bin 370'e, yaralı sayısı ise 105 bin 96'ya ulaştı. İsrail ordusunun yoğunlaşan saldırıları, özellikle Gazze'nin kuzeyinde ve Han Yunus'ta sivil altyapıyı hedef alıyor. Uluslararası kuruluşlar, bölgede insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuyor.
Saldırıların Arka Planı ve İnsani Kriz
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü askeri operasyonlar, Gazze'yi adeta bir harabeye çevirmiş durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bölgede 1,9 milyondan fazla insan yerinden edildi; bu, nüfusun yüzde 85'ine denk geliyor. Hastaneler, okullar ve su tesisleri büyük ölçüde işlevsiz kaldı. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık sisteminin çöktüğünü ve salgın hastalık riskinin arttığını bildiriyor. Gıda, su ve ilaç sıkıntısı had safhada; yardım konvoyları ise İsrail ablukası nedeniyle bölgeye düzenli ulaşamıyor.
Son 24 saatteki ölümlerin çoğu, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya mülteci kampı ve çevresindeki yoğun bombardıman sonucu meydana geldi. İsrail ordusu, bölgede Hamas'ın altyapısını hedef aldığını savunurken, sivil kayıpların sorumluluğunu Hamas'a yüklüyor. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri, orantısız güç kullanımı ve ayrım gözetmeyen saldırılar nedeniyle İsrail'i eleştiriyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçu iddialarına ilişkin soruşturma başlatmış durumda.
Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri ise sonuçsuz kaldı. Hamas, kalıcı ateşkes ve İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesini talep ederken; İsrail, Hamas'ın askeri kapasitesinin tamamen yok edilmesinde ısrarcı. ABD yönetimi, taraflar arasında köprü kurmaya çalışsa da, bölgedeki şiddet döngüsü kırılamıyor. Son günlerde İsrail'in Refah'a yönelik olası bir kara harekatı, uluslararası toplumda endişe yaratmış durumda; Mısır, Refah sınır kapısının kapatılması halinde insani felaketin büyüyeceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki çatışmalar, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltmiş durumda. İran destekli Husi milisleri, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor; ABD ve İngiltere, Husi hedeflerine hava operasyonları düzenliyor. Lübnan Hizbullah'ı ile İsrail arasında sınır hattında çatışmalar devam ediyor. Bu durum, bölgesel bir savaşın kapıda olduğu endişesini artırıyor. Uluslararası kamuoyu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrılarını yinelese de, ABD'nin veto yetkisi nedeniyle bağlayıcı karar alınamıyor. Avrupa Birliği ülkeleri arasında da görüş ayrılıkları mevcut; bazı ülkeler İsrail'e silah satışını askıya alırken, diğerleri diplomatik çözüm çağrısı yapmakla yetiniyor.
Küresel düzeyde, Gazze'deki ölümlerin artması, İsrail karşıtı protestoları ve boykot hareketlerini güçlendirdi. Üniversitelerde kampüs eylemleri yaygınlaşırken, bazı şirketler İsrail ile iş bağlantılarını gözden geçiriyor. Uluslararası Adalet Divanı'nda görülen soykırım davası, Güney Afrika'nın başvurusuyla devam ediyor; ara kararlar İsrail'in saldırılarını durdurmaya yetmiyor. Öte yandan, Gazze'nin yeniden inşası için gerekecek maliyetin 50 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor; bu da bölgesel ekonomiler üzerinde uzun vadeli bir yük oluşturacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizi yakından takip ediyor ve İsrail'in saldırılarını sert bir dille eleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i "terör devleti" olarak nitelendirerek ateşkes çağrısında bulunuyor; Türkiye, bölgeye insani yardım gönderiyor ve Mısır ile koordineli olarak Refah sınır kapısı üzerinden yardımların ulaştırılmasını sağlıyor. Ancak İsrail ile ilişkilerin tamamen kopması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve ticaret yollarını tehdit ediyor; Türkiye, Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle artan nakliye maliyetleriyle karşı karşıya. Uzun vadede, Türkiye'nin Gazze'nin yeniden inşasında rol alması ve bölgesel barış için diplomatik girişimleri yoğunlaştırması bekleniyor.