Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında varılan kırılgan bir anlaşma uyarınca yeniden seyrüsefere açılmış olsa da, bölgede mayın şüphesi tam anlamıyla ortadan kalkmış değil. Eski Fransız Donanma Amirali ve deniz mayın harbi uzmanı Éric Lavault, sadece mayın korkusunun bile ticari gemilerin boğazı kullanmasını engellemeye yeterli olabileceği uyarısında bulundu. Amiral Lavault, daha önce Fransa'nın mayın harbi ve deniz dibi operasyonlarının başında bulunmuş ve Fransız Donanması'nda önemli görevler üstlenmişti.
Gelişmenin arka planı: Mayın tehdidi hâlâ sürüyor
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bölgede son haftalarda yaşanan gerginlikler, deniz trafiğini geçici olarak durdurmuş, ancak ABD ile İran arasında sağlanan bir mutabakatla trafik yeniden başlamıştı. Deniz yetkilileri, bölgede mayın olabileceği yönünde ihbarlar aldıklarını ve bazı mayınların tespit edildiğini açıkladı.
Amiral Lavault, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Mayınların varlığı kesin olarak kanıtlanmamış olsa bile, sadece şüphe bile sigorta şirketlerinin primleri artırmasına, armatörlerin rotalarını değiştirmesine ve nihayetinde ticaretin aksamasına yol açar" dedi. Eski amiral, özellikle mayın tarama gemilerinin bölgeye sevk edilmesinin ve mayınların temizlenmesinin zaman alacağını vurguladı.
İran'ın bölgedeki askeri varlığı ve deniz mayınlarına dair geçmişi, uluslararası toplumda endişe yaratıyor. 2019'da da benzer bir kriz yaşanmış, İran'a ait olduğu iddia edilen mayınlar birkaç tankere hasar vermişti. O dönemde ABD, İran'ı mayın döşemekle suçlamış, Tahran ise iddiaları reddetmişti.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatlarından tedarik zincirine etkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksama, küresel petrol fiyatlarını anında etkileyebilir. Amiral Lavault'un uyarıları, sadece askeri değil, ekonomik bir krizin de kapıda olduğuna işaret ediyor. Sigorta şirketleri şimdiden Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemiler için primleri yükseltmeye başladı. Bu durum, özellikle petrol ithalatçısı ülkeler için maliyet artışı anlamına geliyor.
Öte yandan, ABD'nin bölgedeki deniz gücü ve İran'ın asimetrik savaş taktikleri arasında bir denge kurulmaya çalışılıyor. Lavault, "Mayın harbi, düşük maliyetli ama etkili bir taktiktir. İran'ın bu yönteme başvurması, daha büyük bir çatışmayı tetikleme riski taşır" değerlendirmesinde bulundu. Bölge ülkeleri, başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere, alternatif nakliye rotaları üzerinde çalışıyor ancak bu rotaların hiçbiri Hürmüz Boğazı kadar kısa ve ekonomik değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki mayın tehdidi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de dolaylı yoldan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak'tan karşılıyor; bu ülkelerden gelen petrolün bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Boğazda yaşanacak bir aksama, akaryakıt fiyatlarını yukarı çekebilir ve Türkiye'nin enerji maliyetini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Libya, Katar ve diğer bölge ülkeleriyle artan enerji anlaşmaları göz önüne alındığında, dolaylı etkiler daha da belirgin hale gelebilir. Türkiye, bu tür krizlere karşı enerji arz güvenliğini çeşitlendirme politikasını sürdürmek zorunda.