Paris'te bir araya gelen İsrailli ve Filistinli sivil toplum kuruluşları, 12 Haziran 2024 Cuma günü Fransa hükümetine sundukları ortak bildiride, uluslararası toplumu iki devletli çözümden vazgeçmemeye çağırdı. Bu girişim, Fransa'nın Orta Doğu'daki savaş ortamında Filistin meselesini gündemde tutma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bildiride, İsrail-Filistin çatışmasının kalıcı bir barışla sonuçlanması için iki devletli çözümün hâlâ tek uygulanabilir seçenek olduğu vurgulandı.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının 8. ayına yaklaşıldığı bir dönemde, barış umutları giderek zayıflıyor. Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, İsrail'den Barış için Sesler, Filistin'den Barış İçin Filistinliler ve çeşitli insan hakları örgütlerinin temsilcileri katıldı. Toplantının ana gündem maddesi, savaşın ardından sürdürülebilir bir barış sürecinin nasıl inşa edilebileceğiydi. Katılımcılar, iki devletli çözümün temel parametrelerinin korunması için acil adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiride, "İsrail ve Filistin halkları uzun yıllardır şiddet döngüsü içinde yaşıyor. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıdır" ifadelerine yer verildi. Bildiri, ayrıca uluslararası toplumun bu hedef doğrultusunda daha kararlı adımlar atmasını ve Filistin devletinin tanınmasını hızlandırmasını talep ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa'nın bu girişimi, Avrupa Birliği'nde Filistin devletinin tanınması yönünde artan baskının bir yansıması olarak görülüyor. İspanya, İrlanda, Slovenya ve Malta gibi ülkeler, Mayıs ayında Filistin'i resmen tanıma kararı almıştı. Ancak İsrail hükümeti, bu adımları "teröre ödül" olarak nitelendirerek kınamıştı. Fransa, şu ana kadar Filistin devletini tanımamış olsa da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iki devletli çözümü savunmaya devam ediyor.
Bölgedeki fiili durum ise farklı bir gerçekliği yansıtıyor: Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimleri genişlemeye devam ediyor, Gazze'deki insani kriz derinleşiyor ve İsrail hükümetinin sağ kanadı iki devletli çözüme açıkça karşı çıkıyor. Sivil toplum kuruluşları, bu olumsuz tabloya rağmen barış umudunu canlı tutmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği geleneksel desteği ve iki devletli çözüme bağlılığını teyit ediyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler'de Filistin'in tam üyeliği için verdiği mücadele ve insani yardımlarla bölgede etkin bir rol oynuyor. Fransa'nın bu girişimi, AB içinde Filistin devletinin tanınması yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Bu süreçte Türkiye'nin, Filistin yönetimiyle koordinasyon halinde hareket etmesi ve iki devletli çözüm lehine diplomatik baskıyı artırması beklenebilir. Ancak İsrail'deki mevcut hükümetin politikaları göz önüne alındığında, kısa vadede somut bir ilerleme kaydedilmesi zor görünüyor.