Eski İngiliz milletvekili ve daha önce kültür bakanlığı yapan David Lammy, İngiltere'nin eski sömürgelerine tazminat ödemesi gerektiğini değil, tam tersine eski sömürgelerin İngiltere'den tazminat talep etme hakkı olduğunu ileri sürerek tartışma yarattı. Bir podcast yayınında yaptığı açıklamalarda Lammy, 'Sömürgecilik döneminde yaşanan haksızlıklar ve köle ticareti nedeniyle İngiltere'nin eski sömürgelerine karşı ahlaki bir borcu var. Bu borcun karşılığı olarak tazminat talep edilmelidir' dedi. Lammy'nin sözleri, özellikle Karayipler, Afrika ve Asya'daki eski İngiliz sömürgelerinde yankı bulurken, Birleşik Krallık içinde de sömürge geçmişinin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı
David Lammy, İngiltere Parlamentosu'nda uzun yıllar görev yapmış, özellikle sömürgecilik karşıtı duruşuyla bilinen bir isim. Lammy, daha önce de İngiltere'nin sömürge geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini savunmuş, 2020 yılında George Floyd'un ölümü sonrası dünya genelinde yükselen ırkçılık karşıtı protestolar sırasında da benzer açıklamalarda bulunmuştu. Lammy'nin son açıklamaları, özellikle Karayip Topluluğu (CARICOM) üyesi ülkeler tarafından memnuniyetle karşılandı. CARICOM, daha önce de Avrupa ülkelerinden kölelik ve sömürgecilik nedeniyle tazminat talep eden bir komisyon kurmuştu. Barbados, Jamaika ve Guyana gibi ülkeler, bu talebi desteklediklerini açıkladı. Ancak İngiltere hükümeti, resmi olarak tazminat taleplerini reddediyor ve 'geçmişte yaşananların bugünkü nesillerin sorumluluğu olmadığını' savunuyor.
Lammy'nin çıkışı, İngiltere'deki siyasi çevrelerde de farklı tepkilere yol açtı. İktidardaki Muhafazakar Parti'den bazı isimler, Lammy'nin açıklamalarını 'tarihi çarpıtmak' ve 'suçluluk duygusu yaratmak' olarak nitelendirirken, İşçi Partisi içinde de farklı sesler yükseldi. İşçi Partisi lideri Keir Starmer, konuyla ilgili temkinli bir açıklama yaparak, 'Sömürgecilik geçmişiyle yüzleşmek önemli, ancak tazminat konusu karmaşık bir mesele' ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Sömürgecilik tazminatı talepleri, son yıllarda küresel çapta yeniden gündeme gelmiş durumda. Özellikle George Floyd protestoları sonrası, Batılı ülkelerin sömürge geçmişi ve kölelikle bağlantılı birçok heykel kaldırıldı, üniversiteler ve şirketler geçmişteki bağlantılarıyla ilgili araştırmalar başlattı. Birleşmiş Milletler de bu konuda çeşitli raporlar yayımlamış, ancak bağlayıcı bir yaptırım söz konusu olmamıştı. Afrika Birliği ve CARICOM, tazminat taleplerini uluslararası platformlarda gündeme getirmeye devam ediyor. Öte yandan, Fransa'nın eski sömürgesi Haiti'ye 2020 yılında yaptığı yardımlar ve Almanya'nın Namibya'ya 1,1 milyar euro değerinde tazminat ödemesi, bu konuda atılmış somut adımlar olarak gösteriliyor.
Lammy'nin açıklamaları, özellikle Orta Doğu ve Afrika'da yankı uyandırdı. Mısır, Sudan ve Ürdün gibi ülkeler, tarihsel olarak İngiliz sömürgesi altında yaşamış bölgeler olarak konuya ilgi gösterdi. Ayrıca, İngiltere'nin Irak ve Filistin'deki manda yönetimi dönemi de eleştirilerin odağında. Lammy, 'Sadece Karayipler değil, Orta Doğu ve Afrika'daki eski sömürgeler de bu tazminatın muhatabı olmalı' diyerek konuyu daha geniş bir coğrafyaya yaydı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak bir sömürge gücü olmamakla birlikte, sömürgecilik karşıtı duruşu ve bağımsızlık mücadelelerine verdiği destekle bilinir. Bu gelişme, Türkiye'nin özellikle Afrika ve Orta Doğu'daki eski sömürge ülkelerle olan ilişkileri açısından dolaylı bir öneme sahiptir. Türkiye, bu ülkelerle ekonomik ve diplomatik bağlarını güçlendirirken, sömürgecilik karşıtı söylemleri de dış politikasında bir araç olarak kullanmaktadır. Ancak, tazminat taleplerinin uluslararası hukukta net bir karşılığı olmadığı için, Türkiye'nin bu konuda doğrudan bir pozisyon alması beklenmemektedir. Bununla birlikte, özellikle Afrika ülkeleriyle artan ticaret hacmi ve yatırımlar göz önüne alındığında, Türkiye'nin bu tür tartışmaları yakından izlemesi ve gerektiğinde arabulucu veya destekleyici bir rol üstlenmesi mümkündür.