ABD'de yaşayan 42 yaşındaki Emily, kocası Mark ile birlikte arkadaş çevrelerinde sürekli olarak maddi sıkıntı içinde olduklarını ima ediyor. Oysa gerçekte ikisi de iyi maaşlı işlerde çalışıyor ve birikimleri var. Emily, “Normal davrandığımda insanlar bana grubun bir üyesi gibi davranıyor” diyerek bu davranışın nedenini açıklıyor. Ancak bu “normal” olma çabası, onu içsel bir çatışmaya sürüklüyor: “Yalan söylüyormuşum gibi hissediyorum.” Sosyologlar bu durumu “ekonomik maskeleme” olarak adlandırıyor ve özellikle orta sınıfın yükselen gelir eşitsizliği karşısında başvurduğu bir başa çıkma mekanizması olduğunu belirtiyor.
Ekonomik maskeleme nedir ve neden yaygınlaşıyor?
Emily’nin hikayesi, yalnızca bireysel bir tercihten ibaret değil. ABD’de yapılan araştırmalar, benzer davranış sergileyen çiftlerin sayısının arttığını gösteriyor. New York’taki bir pazarlama danışmanlığı şirketinin 2019 tarihli anketine göre, katılımcıların %68’i arkadaşlarına gerçek gelirlerini veya harcamalarını söylememeyi tercih ediyor. Pandemi sonrası artan enflasyon ve konut fiyatları, bu eğilimi daha da güçlendirmiş durumda. Psikolog Dr. Sarah Johnson, “İnsanlar yargılanmaktan, kıskanılmaktan ya da dışlanmaktan korkuyor. Bu yüzden gerçek mali durumlarını gizlemeyi tercih ediyorlar” diyor. Emily de benzer bir kaygı taşıyor: “Eğer iyi kazandığımızı bilselerdi, aramızda bir duvar örüleceğinden korkuyorum.” Bu durum, özellikle gelir adaletsizliğinin belirgin olduğu toplumlarda daha sık görülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu fenomen sadece ABD’ye özgü değil. Türkiye’de de geçim sıkıntısını abartan’iyi kazanıyorum’ demekten kaçınan bir kitle var. Özellikle büyük şehirlerde, aynı apartmanda oturan aileler arasında gelir farkı belirginleştikçe, sosyal medya ve yüz yüze etkileşimlerde insanlar kazançlarını gizleme yoluna gidiyor. İstanbul’da yaşayan 35 yaşındaki bir bankacı olan Ahmet, “Arkadaşlarımın çoğu kirada oturuyor. Ben ev sahibiyim ama bunu herkesle paylaşmam” diyor. Uzmanlar, bu tür bir maskelemenin uzun vadede güven sorunlarına ve sahte ilişkilere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. “Gerçek kimliklerinizi saklamak, arkadaşlıkların temelini zayıflatır” diyen Dr. Johnson, açık iletişimin daha sağlıklı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de artan enflasyon ve düşen alım gücü, ekonomik maskeleme davranışını daha da karmaşık hale getiriyor. Bir yandan geçim sıkıntısı çekenlerin sayısı artarken, diğer yandan görece rahat olanlar suçluluk veya dışlanma korkusuyla durumlarını gizliyor. Bu durum, sosyal dokuda güvensizlik yaratıyor ve ekonomik krizlerin psikolojik etkilerini derinleştiriyor. Türkiye’de benzer bir araştırma bulunmasa da, sosyologlar bu eğilimin giderek yaygınlaştığını gözlemliyor. Bu nedenle, gelir adaletsizliğiyle mücadele eden ekonomi politikalarının yanı sıra, sağlıklı sosyal ilişkiler için açık iletişimi teşvik eden kültürel normlara ihtiyaç duyulduğu söylenebilir.