ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 10 Haziran'da yaptığı açıklamada, ABD'nin Çarşamba günü İran'a yönelik kapsamlı bir askeri operasyon başlatacağını duyurdu. Hegseth, operasyon kapsamında İran'ın "kilit tesislerinin" bombalanacağını belirtti. Reuters'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri operasyonun ayrıntılarını henüz kamuoyuyla paylaşmazken, bu hamlenin İran'ın nükleer programına veya askeri altyapısına yönelik olabileceği değerlendiriliyor. Los Angeles'tan bildiren Daphne Psaledakis'in aktardığına göre, Hegseth yaptığı konuşmada İran'ı "bölgesel istikrarsızlığın başlıca kaynağı" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Savunma Bakanlığı'nın operasyon için Kongre'ye bilgi verdiği öğrenildi. Bu gelişme, İran ile Batı arasında yürütülen nükleer müzakerelerin durma noktasına geldiği bir dönemde yaşandı. ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını artırması, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırdı. Uzmanlar, bu saldırının İran'ın misilleme yapmasına yol açarak bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, özellikle nükleer program konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle yıllardır sürüyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), 2018'de Donald Trump yönetiminin tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmış, İran da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmıştı. Biden yönetimi müzakerelere geri dönme çabası gösterse de, taraflar arasında somut bir ilerleme kaydedilemedi. Son aylarda İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların arttığı ve bu saldırılardan İsrail'in sorumlu tutulduğu biliniyor. ABD Savunma Bakanı'nın açıklaması, bu bağlamda İran'a doğrudan bir müdahale sinyali olarak yorumlanıyor. Hegseth'in sözlerinde "kritik tesisler" ifadesinin kullanılması, İran'ın nükleer tesislerine veya balistik füze altyapısına yönelik bir operasyon olasılığını güçlendiriyor. Bununla birlikte, ABD'nin İran'a yönelik askeri seçenekleri uzun süredir masada tuttuğu ancak şimdiye kadar doğrudan bir askeri müdahaleden kaçındığı hatırlanmalı. Savunma Bakanlığı yetkilileri, operasyon takvimine ilişkin ayrıntı vermezken, Çarşamba günü yapılacak saldırının sınırlı mı yoksa geniş çaplı mı olacağı henüz bilinmiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri altüst etme potansiyeli taşıyor. İran'ın olası bir misillemesi, özellikle İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki ABD müttefiklerini hedef alabilir. İran'ın desteklediği Hizbullah gibi grupların da devreye girmesiyle çatışma Lübnan, Suriye ve Yemen'e sıçrayabilir. Öte yandan, Rusya ve Çin'in İran'a verdikleri desteği artırmaları, küresel bir güç mücadelesinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Enerji piyasaları da bu haberle birlikte hareketlendi; petrol fiyatlarında yükseliş bekleniyor. ABD iç siyasetinde ise bu hamle, Biden yönetiminin dış politika sınavı olarak görülüyor. Kongre'de bazı isimler operasyon öncesi onay alınması gerektiğini savunurken, Hegseth'in açıklaması idarenin kararlılığını gösteriyor. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talep etmesi beklenirken, Avrupa ülkeleri temkinli bir tutum sergileyerek diplomatik çözüm çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırında doğrudan bir kriz riskini beraberinde getiriyor. İran'a yönelik ABD saldırısı, bölgesel istikrarı tehdit ederken, Türkiye'yi güvenlik ve ekonomik boyutlarda etkileyebilir. Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu çatışmadan olumsuz etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Ayrıca, Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların olası bir misillemesi, Türkiye'nin terörle mücadelesini ve sınır güvenliğini zorlaştırabilir. Ankara'nın, ABD ve İran arasındaki gerilimin tırmanmasını önlemek için diplomatik girişimlerini artırması bekleniyor.