ABD'de enflasyonun beklenenden daha hızlı yükselmesi ve büyük teknoloji şirketlerinin hisselerindeki sert düşüş, küresel piyasalarda satış baskısını artırdı. Asya borsaları, Wall Street liderliğindeki düşüş akışına uyarak haftanın son işlem gününü kayıplarla kapattı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 2,1, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,8 ve Çin'in Şanghay Bileşik endeksi yüzde 1,5 değer kaybetti. Güney Kore Kospi ve Avustralya ASX 200 de benzer oranlarda geriledi.
Enflasyon ateşi yayılıyor
ABD Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) şubatta aylık yüzde 0,4, yıllık ise yüzde 3,2 artış gösterdi. Beklentiler yıllık artışın yüzde 3,1 seviyesinde kalması yönündeydi. Çekirdek enflasyon da aylık yüzde 0,4 ile öngörülerin üzerinde gerçekleşti. Bu durum, Fed’in faiz indirimlerine yaz aylarında başlayabileceği yönündeki iyimser beklentileri zayıflattı. Bir analist, “Enflasyon ateşi yanıyor, ancak henüz mahalledeki tüm engelleri aşmış değil” yorumunu yaptı.
Teknoloji hisselerindeki düşüş, özellikle yapay zeka ve yarı iletken alanındaki yüksek değerlemelerin sorgulanmasından kaynaklandı. Nvidia, AMD ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri yüzde 3-5 arasında değer kaybetti. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2,5 gerileyerek son üç ayın en kötü günlük performansını sergiledi.
Küresel yansımalar
Asya piyasalarındaki düşüş, ABD verilerinin yanı sıra Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz oranlarını normalleştirme sinyalleriyle tetiklendi. BoJ’un mart ayında eksi faiz politikasına son verebileceği beklentisi, Japon tahvil getirilerini yükselterek hisse senedi piyasalarını olumsuz etkiledi. Avrupa borsaları da ABD enflasyon verilerine duyarlılık göstererek düşüşle açıldı. Analistler, küresel enflasyonist baskıların merkez bankalarının para politikası gevşetme planlarını geciktirebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu dalgalanma, gelişmekte olan ekonomiler arasında yer alan Türkiye için riskleri artırmaktadır. ABD’de enflasyonun beklenenden yüksek çıkması, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına neden olabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını azaltabilir ve Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan, Türkiye’nin kendi enflasyon sorunu ve Merkez Bankası’nın para politikası duruşu, küresel konjonktürle birlikte değerlendirilmelidir. Jeopolitik riskler ve cari açık, dış şoklara karşı kırılganlığı artırmaktadır.