ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla Çarşamba günü İran'ın "kilit tesislerinin" bombalanacağını duyurdu. Florida'daki MacDill Hava Kuvvetleri Üssü'nde yaptığı açıklamada Hegseth, operasyonun doğrudan Trump'ın emriyle gerçekleştirileceğini ve hedeflerin İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmaya yönelik olduğunu belirtti. Hegseth, "İran'a sert bir darbe vuracağız. Başkan bize net talimat verdi, biz de uygulayacağız" ifadelerini kullandı. Pentagon kaynaklarına göre, saldırıda İran'ın nükleer programıyla ilişkilendirilen tesisler ile balistik füze üslerinin hedef alınması bekleniyor. Operasyonun kapsamı ve süresi hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki Amerikan askeri varlığının son haftalarda artırıldığı biliniyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, son aylarda tırmanışa geçti. Trump yönetimi, İran'ın nükleer anlaşma çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD çıkarlarına tehdit oluşturduğunu savunuyor. Özellikle İran'a yakınlığıyla bilinen Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, Washington'da misilleme çağrılarını artırmıştı. Hegseth'in açıklaması, Trump'ın seçim kampanyasında vaat ettiği "İran'a karşı kararlı duruş" politikasının bir yansıması olarak yorumlandı. Uzmanlar, Çarşamba günkü saldırının 2020 yılında İranlı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en büyük askeri harekat olabileceğini belirtiyor. Ancak İran'ın misilleme kapasitesi ve bölgedeki diğer aktörlerin tepkisi, operasyonun sonuçlarını belirsiz kılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olası bir ABD-İran çatışması, Ortadoğu'nun istikrarını derinden etkileyebilir. İran'ın vurulması halinde, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı kapatma veya İsrail ile Suudi Arabistan'daki hedeflere saldırı düzenleme ihtimali bulunuyor. Bu da küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe yol açabilir. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin ise ABD'yi "provokasyon" yapmakla suçluyor. NATO, resmi olarak operasyonun bir parçası olmadığını açıklasa da, İncirlik ve Kürecik'teki radarların olası füze saldırılarına karşı hazır olduğu biliniyor. Bölgedeki Arap ülkeleri, İran'a yönelik bir askeri harekatın kendi topraklarında istikrarsızlık yaratmasından endişe ediyor. Öte yandan İsrail, ABD'nin İran'a yönelik saldırısını desteklediğini ve gerektiğinde istihbarat desteği sağlayacağını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin İran'a yönelik bu saldırı hazırlığını endişeyle izliyor. İki ülke arasında olası bir savaş, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir kriz yaratabilir. İran'dan gelebilecek mülteci akını, enerji tedarikinde kesintiler ve sınır güvenliğinde zafiyet, Ankara'nın öncelikli endişeleri arasında. Türkiye, ayrıca İran'ın vurulması halinde bölgedeki dengelerin değişeceği ve PKK gibi terör örgütlerinin bu kaostan faydalanabileceği uyarısında bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı, taraflara itidal çağrısı yaparken, Türkiye'nin kendi güvenlik önlemlerini artırdığı ve İncirlik Üssü'nün durumunu yeniden değerlendirdiği belirtiliyor. Bu gelişme, Ankara'nın hem ABD hem İran ile olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.