ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), petrol ve doğal gaz kuyularından kaynaklanan metan emisyonlarını sınırlayan düzenlemeleri gevşetmeye hazırlanıyor. ProPublica'nın haberine göre, ajansın bu hamlesi, atmosfere salınan güçlü sera gazı miktarını artıracak ve iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir geri adım olarak değerlendiriliyor. Metan, karbondioksite kıyasla kısa vadede çok daha güçlü bir sera gazı; bu nedenle emisyonlardaki artış, küresel ısınmayı hızlandırabilir.
Gelişmenin Arka Planı
EPA'nın metan kurallarını gevşetme planı, Trump yönetiminin enerji sektörüne yönelik deregülasyon politikalarının bir parçası. Obama döneminde yürürlüğe giren ve petrol-gaz operasyonlarından sızan metanı azaltmayı amaçlayan kurallar, çevre örgütleri tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Ancak sanayi grupları, bu kuralların maliyetli olduğunu ve işleri tehdit ettiğini savunarak karşı çıkmıştı.
Yeni düzenleme ile birlikte, özellikle düşük üretimli kuyular ve küçük operatörler için denetim yükümlülükleri hafifletilecek. Ayrıca, kaçak metan tespiti ve onarımı için öngörülen süreler uzatılacak, bazı durumlarda ise tamamen kaldırılacak. EPA yetkilileri, değişikliğin "gereksiz düzenleyici yükleri ortadan kaldıracağını" ve "enerji bağımsızlığını destekleyeceğini" iddia ediyor. Ancak çevre uzmanları, bunun metan sızıntılarını kontrolsüz bırakacağı uyarısında bulunuyor.
Bilimsel çalışmalar, petrol ve gaz altyapısından kaynaklanan metan emisyonlarının, ABD'nin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık %30'unu oluşturduğunu gösteriyor. Metan, atmosferde 20 yıl boyunca karbondioksitten 80 kat daha fazla ısı tutma kapasitesine sahip. Dolayısıyla, bu emisyonlardaki herhangi bir artış, iklim hedeflerine ulaşmayı zorlaştıracak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD, dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticilerinden biri. Ülkedeki metan düzenlemelerindeki gevşeme, küresel iklim diplomasisini de etkileyecek. Paris Anlaşması kapsamında ABD'nin taahhüt ettiği emisyon azaltım hedefleri zaten tartışmalıydı; bu yeni adım, uluslararası toplumun ABD'ye yönelik baskısını artırabilir.
Öte yandan, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler, metan emisyonlarını azaltmak için daha sıkı önlemler alıyor. AB, 2024'te yürürlüğe giren Metan Yönetmeliği ile enerji ithalatında metan yoğunluğu standartları getirdi. ABD'den yapılan enerji ithalatı da bu kurallara tabi olabilir; ancak ABD'nin kendi iç düzenlemelerini gevşetmesi, transatlantik ticarette yeni gerilimlere yol açabilir.
Petrol ve gaz endüstrisi, bu değişikliği olumlu karşılarken, çevre örgütleri hukuki mücadele başlatmaya hazırlanıyor. EPA'nın nihai kuralı yayımlamasının ardından, dava süreçleri ve kongre itirazları gündeme gelebilir. Ayrıca, bazı eyaletler kendi metan düzenlemelerini sıkılaştırarak federal gevşemeyi dengelemeye çalışabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, artan doğal gaz ithalatıyla enerji arz güvenliğini çeşitlendirmeye çalışırken, küresel metan emisyonlarındaki artış dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyecek. İklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve aşırı hava olayları, Türkiye'nin tarım ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor. ABD'nin metan kurallarını gevşetmesi, uluslararası iklim müzakerelerinde taahhütlerin zayıflamasına neden olabilir ve Türkiye gibi ülkelerin yeşil dönüşüm çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile enerji ticaretinde metan standartları gündeme gelebilir; ABD kaynaklı gazın bu standartları karşılamaması halinde Türkiye'nin enerji ithalat portföyünü yeniden değerlendirmesi gerekebilir.