Meksika'da 22 Şubat'ta düzenlenen ortak bir istihbarat operasyonu, ülkenin en kanlı uyuşturucu kartellerinden birinin lideri olan Nemesio Oseguera Cervantes, nam-ı diğer "El Mencho"nun öldürülmesiyle sonuçlandı. Operasyon, ABD ve Meksika güvenlik birimlerinin uzun süredir devam eden işbirliğinin bir ürünü olarak gerçekleşti. El Mencho, dünyanın en çok aranan uyuşturucu baronlarından biriydi ve Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideriydi. Bu kartel, Meksika'nın en güçlü ve en şiddet yanlısı suç örgütlerinden biri olarak biliniyor.
Gelişmenin arka planı
Nemesio Oseguera Cervantes, 17 Temmuz 1966'da Meksika'nın Michoacán eyaletinde doğdu. Genç yaşta suça bulaşan El Mencho, 1990'larda ABD'de yasadışı yollarla bulunduğu sırada uyuşturucu kaçakçılığından hapis yattı. Sınır dışı edildikten sonra Meksika'ya dönen El Mencho, hızla yükselerek CJNG'nin lideri haline geldi. Onun liderliğinde kartel, Meksika'nın hemen her eyaletinde varlık gösterir hale geldi; özellikle Jalisco, Colima, Nayarit ve Michoacán bölgelerinde etkindi. El Mencho, uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra insan kaçakçılığı, haraç toplama ve silah ticareti gibi suçlarla da anılıyordu. ABD Adalet Bakanlığı, onun yakalanması için 10 milyon dolara kadar ödül teklif etmişti.
Operasyon, ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) ve Meksika federal polisinin ortak çalışmasıyla planlandı. İstihbarat paylaşımı sayesinde El Mencho'nun Jalisco kırsalındaki bir çiftlik evinde saklandığı tespit edildi. Çatışma sırasında El Mencho ve birkaç koruması öldürüldü. Operasyonda çok sayıda silah ve uyuşturucu maddesi ele geçirildi. Meksika hükümeti, bu operasyonun ülkedeki uyuşturucu kartellerine karşı yürütülen mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı. Ancak CJNG'nin hiyerarşik yapısı nedeniyle örgütün yeni bir liderle faaliyetlerine devam etmesinden endişe ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
El Mencho'nun öldürülmesi, sadece Meksika için değil, tüm Amerika kıtası ve küresel uyuşturucu ticareti açısından büyük bir önem taşıyor. CJNG, dünyanın en büyük uyuşturucu kartellerinden biriydi ve özellikle sentetik uyuşturucu fentanil ve metamfetamin üretiminde kilit rol oynuyordu. Bu maddeler, ABD'de her yıl on binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. ABD Başkanı, operasyonu "kartele karşı büyük bir darbe" olarak nitelendirirken, Meksika Devlet Başkanı ise "ülkenin güvenlik güçlerinin kararlılığını" vurguladı. Bununla birlikte, CJNG'nin geçmişte lider değişikliklerine hızla adapte olduğu ve şiddet eylemlerine devam ettiği biliniyor. Uzmanlar, El Mencho'nun ölümünün kartel içinde bir güç mücadelesine yol açabileceği ve bunun da Meksika'nın bazı bölgelerinde şiddeti artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel boyutta ise bu operasyon, ABD'nin Meksika ile istihbarat paylaşımını artırma yönündeki çabalarının bir sonucu olarak görülüyor. İki ülke arasındaki güvenlik işbirliği, son yıllarda sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konularında yoğunlaşmış durumda. Ancak, operasyonun patlak vermesinin ardından Meksika'da bazı sivil toplum kuruluşları, operasyon sırasında sivil kayıpların yaşandığı iddialarını gündeme getirdi. Meksika hükümeti bu iddiaları reddederken, bağımsız bir soruşturma çağrıları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından dolaylı da olsa bazı çıkarımlar içeriyor. Türkiye, özellikle Orta Doğu ve Avrupa'da uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele eden bir ülke olarak, uluslararası istihbarat paylaşımının önemini biliyor. ABD-Meksika arasındaki bu başarılı operasyon, Türkiye'nin de benzer suç örgütleriyle mücadelede uluslararası işbirliğini artırması gerektiğini gösteriyor. Öte yandan, CJNG'nin faaliyet alanına Türkiye'nin doğrudan bir dahlinin olmaması, konuyu doğrudan Türkiye gündemine taşımıyor. Ancak, küresel uyuşturucu ticaretindeki her büyük değişim, arz zincirini etkileyerek dolaylı yoldan Türkiye'ye ulaşan uyuşturucu miktarını ve fiyatlarını etkileyebilir. Bu nedenle, Türk güvenlik birimlerinin bu tür gelişmeleri yakından takip etmesi isabetli olacaktır.