Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DRC) Ebola virüsüne karşı ön saflarda savaşan sağlık çalışanları, aylardır maaş alamadıkları gerekçesiyle grev kararı aldı. Ülkenin kuzeydoğusundaki Kuzey Kivu ve Ituri bölgelerinde görev yapan doktorlar, hemşireler ve destek personeli, maaşlarının ödenmemesi nedeniyle iş bırakma eylemi başlattı. Bu durum, halihazırda kırılgan olan sağlık sistemini daha da zora sokarken, Ebola ile mücadelede kaydedilen ilerlemenin geriye dönme riskini artırıyor.
Maaş krizi ve sağlık çalışanlarının çaresizliği
Ebola ile mücadele ekipleri, haftalardır süren maaş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle artık dayanma noktasına geldi. Birçok sağlık çalışanı, geçim sıkıntısı ve artan güvenlik riskleri karşısında görevlerini sürdürmekte zorlanıyor. Grev kararı, DRC Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kuruluşlar tarafından endişeyle karşılandı. Bakanlık yetkilileri, ödemelerin yapılması için çalışmaların sürdüğünü ancak lojistik ve mali sorunlar nedeniyle gecikmeler yaşandığını belirtiyor.
Sağlık çalışanları, sadece maaşlarının ödenmemesinden değil, aynı zamanda tehlikeli koşullarda çalışmalarına rağmen yeterli tıbbi malzeme ve koruyucu ekipman temin edilememesinden de şikayetçi. Bazı sağlık merkezlerinde, Ebola ile mücadelede hayati öneme sahip el dezenfektanı, eldiven ve maske gibi malzemelerin eksik olduğu bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Greav, bölgede daha önce kontrol altına alınmaya çalışılan Ebola salgınının yeniden yayılma riskini artırıyor. DRC, 2018'den bu yana en büyük Ebola salgınıyla mücadele ediyor ve şu ana kadar 3.000'den fazla vaka bildirildi. Salgın, komşu ülkelere sıçrama potansiyeli taşıyor. Uganda ve Ruanda gibi ülkeler sınırlarında sıkı denetimler uyguluyor olsa da, sağlık sistemlerinin zayıflaması virüsün yayılmasını hızlandırabilir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), grevin salgınla mücadelede büyük bir aksama yaratabileceği uyarısında bulundu. WHO yetkilileri, sağlık çalışanlarının greve gitmesi durumunda temas takibi, aşılama ve vakaların erken tespiti gibi kritik faaliyetlerin durabileceğini ifade etti. Uluslararası toplum, DRC'ye mali destek sağlamaya devam ediyor ancak fonların yerel sağlık çalışanlarına ulaşmasındaki aksaklıklar çözülebilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık diplomasisi açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, DRC dahil olmak üzere kıtada sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik projelere destek veriyor. Ancak Ebola gibi sınır tanımayan salgınlar, sadece bölgesel değil küresel bir tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin, DRC'deki sağlık krizinin çözümüne katkı sağlaması, Afrika'daki etkisini ve güvenilirliğini artırabilir. Ayrıca, salgının kontrol altına alınamaması durumunda, uluslararası ulaşım ve ticaret yollarıyla Türkiye'ye de sıçrama riski bulunuyor. Bu nedenle, Ankara'nın krizin çözümü için diplomatik ve mali destek sağlaması stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmelidir.