Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde (12 Haziran) yayımlanan son verilere göre, dünya genelinde her 17 çocuktan biri, yani yaklaşık 160 milyon çocuk, ekonomik faaliyetlerde çalıştırılıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF'in ortak raporuna göre, bu çocukların yarısından fazlası 5-11 yaş aralığında ve tehlikeli işlerde çalışıyor. En yüksek çocuk işçi oranı Afrika kıtasında görülürken, tarım sektörü yüzde 70'le ilk sırada yer alıyor.
Çocuk işçiliğinin küresel boyutu ve sektörel dağılım
Rapora göre, dünyada 160 milyon çocuk işçinin 79 milyonu tehlikeli işlerde çalışıyor. Bu çocukların yüzde 58'i erkek, yüzde 42'si kız çocuğu. Sektörel dağılımda tarım 112 milyon çocukla başı çekerken, hizmet sektörü 31,4 milyon, sanayi ise 16,5 milyon çocuk işçi istihdam ediyor. Kırsal alanlarda çocuk işçiliği oranı kentsel alanların neredeyse üç katı. COVID-19 salgını, yoksulluk ve okullaşma oranlarındaki düşüş, çocuk işçiliğindeki artışın temel nedenleri arasında sayılıyor.
Bölgesel olarak en yüksek çocuk işçi oranı Sahra Altı Afrika'da (yüzde 23,9) bulunurken, onu Orta ve Güney Asya (yüzde 5,1) takip ediyor. Latin Amerika ve Karayipler'de oran yüzde 4,1, Avrupa ve Orta Asya'da ise yüzde 1,9 seviyesinde. ILO, 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini sona erdirme hedefine ulaşmak için küresel çabaların 8 kat artırılması gerektiğini vurguluyor.
Tehlikeli işler ve çocuk işçiliğinin sonuçları
Raporda en dikkat çeken noktalardan biri, çocukların yüzde 56'sının tehlikeli işlerde çalışması. Tehlikeli işler, çocuğun fiziksel, zihinsel veya sosyal gelişimini olumsuz etkileyen, sağlık ve güvenlik riski taşıyan işler olarak tanımlanıyor. Bu kapsamda ağır yük kaldırma, kimyasal maddelere maruz kalma, uzun çalışma saatleri ve gece vardiyaları gibi durumlar yer alıyor. Özellikle 5-11 yaş grubundaki çocukların tehlikeli işlerde çalışma oranı yüzde 52'ye ulaşıyor.
UNICEF, çocuk işçiliğinin sadece bir ihlal değil, aynı zamanda yoksulluk döngüsünü besleyen bir faktör olduğunu belirtiyor. Çocuk işçilerin okula gitme olasılığı, çalışmayan akranlarına göre 2,5 kat daha düşük. Bu durum, onların yetişkinlik döneminde de düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmasına yol açarak yoksulluğu kuşaklar boyunca sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar rapor Türkiye'ye özel veri içermese de küresel eğilimler Türkiye için de uyarı niteliği taşıyor. Suriyeli göçmen çocukların kayıt dışı sektörde çalıştırılması, Türkiye'deki çocuk işçiliği sorununun boyutlarını artırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-17 yaş grubunda çalışan çocukların oranı yüzde 5,9 seviyesinde. Mevsimlik tarım işçiliği ve küçük atölyeler en riskli alanlar. Türkiye'nin ILO'nun 2025 hedefine ulaşabilmesi için denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, göçmen çocukların eğitime erişimini artırması ve yoksullukla mücadeleyi önceliklendirmesi gerekiyor.