ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamayla 60 ülkeden yapılan ithalata yüzde 12,5'e varan yeni gümrük tarifeleri uygulamaya koydu. Bu karar, Yüksek Mahkeme'nin daha önceki ticaret önlemlerini iptal etmesinin ardından Cuma günü sona erecek geçici vergilerin yerini alıyor. Beyaz Saray, yeni tarifelerin özellikle zorla çalıştırma uygulamalarını engellemede yetersiz kalan ülkeleri hedef aldığını belirtti. Listede Türkiye, Çin, Hindistan, Bangladeş ve Vietnam gibi büyük ihracatçı ülkeler de bulunuyor. Uzmanlar, bu adımın küresel tedarik zincirlerinde önemli bir yeniden yapılanmaya yol açabileceğini ve özellikle tekstil ile elektronik sektörlerinde maliyet artışlarına neden olabileceğini ifade ediyor.
Kararın arka planı ve hukuki dayanak
Trump yönetimi, zorla çalıştırma uygulamalarıyla mücadele kapsamında daha önce de bir dizi geçici vergi yürürlüğe koymuştu. Ancak Yüksek Mahkeme, söz konusu geçici önlemlerin yasal dayanağının yetersiz olduğu gerekçesiyle bunları iptal etti. Bunun üzerine Beyaz Saray, Kongre'nin de desteğini alarak yeni ve daha kapsamlı bir tarife sistemi hazırladı. Yeni sistem, İthalat Güvenlik Yasası kapsamında, insan hakları ihlallerine karşı daha sıkı denetim öngörüyor. Ticaret Bakanlığı, bu tarifelerden elde edilecek gelirin bir kısmının, zorla çalıştırma mağdurlarının tazmini için kullanılacağını duyurdu. Ancak analistler, bu kararın ABD'li tüketicilere maliyet olarak yansıyacağını ve enflasyonist baskıları artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Uygulamaya konan tarifeler, belirli ürün gruplarında farklı oranlar içeriyor. En yüksek vergi yüzde 12,5 ile tekstil ürünlerine gelirken, elektronik ve makine parçalarında oran yüzde 7,5 olarak belirlendi. Beyaz Saray yetkilileri, listede yer alan ülkelerin insan hakları performansının sürekli izleneceğini ve iyileşme kaydedilmesi halinde tarifelerin kademeli olarak düşürülebileceğini ifade etti. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkeler için bir teşvik mekanizması olarak değerlendiriliyor.
Küresel ticarete etkileri ve ülkelerin tepkileri
Trump'ın bu hamlesi, uluslararası ticarette yeni bir gerilim dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, tarifelerden etkilenen 60 ülke, ABD'nin toplam ithalatının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Çin, ithalat hacmi en büyük ülke olarak öne çıkarken, Pekin yönetimi henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Çin devlet medyası, bu kararın "tek taraflı ve adaletsiz" olduğunu belirterek misilleme sinyali verdi. Hindistan ve Bangladeş ise, ABD'yle diplomatik girişimler başlatarak müzakereler yoluyla sorunu çözmeyi hedefliyor.
Avrupa Birliği, tarifelerin kapsamı dışında kalmış olsa da, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "zorla çalıştırmanın kabul edilemez olduğunu ancak ticari önlemlerin diğer ülkelerin kalkınmasını olumsuz etkilememesi gerektiğini" söyledi. Birlik, benzer uygulamaların devreye girmesi halinde DTÖ nezdinde dava açma hazırlığı yapıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin 2025 yılında küresel ticarette yeni bir korumacılık dalgasının habercisi olabileceğini ve birçok ülkenin benzer yasalar çıkarmaya yönelebileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yeni tarifeleri, Türkiye'nin 2024 yılında 15 milyar doları aşan ihracatının yaklaşık 4 milyar dolarını doğrudan etkileyecek. Özellikle tekstil ve otomotiv yan sanayi ürünlerinde yoğunlaşan vergi artışı, Türk ihracatçılarını fiyat rekabetinde zorlayacak. Kısa vadede, Türkiye'nin ABD ile Dünya Ticaret Örgütü nezdinde itiraz süreci başlatması ve alternatif pazarlara yönelmesi bekleniyor. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin zorla çalıştırma konusundaki mevzuatını daha sıkı hale getirmesi için dış baskı oluşturabilir. Orta vadede ise, ABD'nin bu adımı, Türkiye'nin diğer büyük ekonomilerle ticaret anlaşmalarını hızlandırmasına yol açabilir.