Demir cevheri fiyatları, Çin'deki çelik üreticilerinin kar marjlarının daralması ve ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatları tehdit etmesiyle üst üste ikinci günde de düşüş yaşadı. Singapur Borsası'nda işlem gören demir cevheri vadeli kontratları yüzde 2,1 gerileyerek ton başına 99,80 dolara indi. Dalian Borsası'nda ise en aktif kontrat yüzde 1,8 değer kaybetti. Analistler, Çin'deki çelik talebindeki yavaşlamanın ve jeopolitik risklerin emtia piyasaları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Çin Çelik Sektöründe Karlar Eriyor
Dünyanın en büyük çelik üreticisi ve tüketicisi olan Çin'de, inşaat sektöründeki durgunluk ve emlak krizi çelik talebini olumsuz etkiliyor. Ülkede yeni konut fiyatları düşerken, çimento ve çelik gibi temel inşaat malzemelerine olan talep azalıyor. Çelik üreticileri, düşen fiyatlar ve yüksek hammadde maliyetleri nedeniyle kar marjlarının eridiğini bildiriyor. Son verilere göre, Çin'deki çelik fabrikalarının ortalama kar marjı yüzde 3'ün altına gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesine indi.
Bu durum, demir cevheri talebini doğrudan etkiliyor. Çin, küresel demir cevheri ithalatının yaklaşık yüzde 70'ini gerçekleştiriyor. Ülkedeki çelik üretimindeki herhangi bir yavaşlama, Avustralya ve Brezilya gibi büyük ihracatçı ülkeleri doğrudan etkiliyor. Hükümetin karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda çelik üretimine getirdiği kısıtlamalar da talebi baskılıyor.
Hürmüz Boğazı'nda Gerginlik Artıyor
Demir cevheri fiyatlarındaki düşüşte bir diğer önemli faktör ise ABD ile İran arasındaki artan gerilim. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere el koyması ve bölgedeki askeri tatbikatlar, petrol ve emtia sevkiyatlarının güvenliğine ilişkin endişeleri artırıyor. Dünya petrolünün yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Boğaz'ın kapatılması durumunda küresel emtia fiyatlarında ciddi artışlar yaşanabileceği belirtiliyor. ABD'nin bölgeye ek askeri güç göndermesi, tırmanma riskini artırıyor.
Ancak uzmanlar, demir cevheri fiyatlarındaki düşüşün geçici olabileceğini, çünkü Çin'in altyapı harcamalarını canlandırmak için ek teşvikler açıklayabileceğini ve jeopolitik risklerin de arzı kısarak fiyatları yukarı çekebileceğini ifade ediyor. Yine de kısa vadede belirsizlikler devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Demir cevheri fiyatlarındaki düşüş, Türkiye gibi çelik üreticisi ülkeler için maliyet avantajı sağlayabilir. Türkiye, çelik üretiminde ithal demir cevherine bağımlı olduğu için düşük fiyatlar girdi maliyetlerini azaltabilir. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, petrol fiyatlarını yükselterek enerji maliyetlerini artırabilir ve Türkiye'nin ticaret dengesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin'deki talep yavaşlaması, Türkiye'nin çelik ihracatını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu dönemde Rusya ve Ukrayna gibi alternatif tedarikçilere yönelerek demir cevheri tedarikinde çeşitlendirme stratejisini sürdürmelidir.