ABD Başkanı Donald Trump, 10 Mart 2025 Pazartesi günü imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Kanada menşeli çoğu ürüne yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasına karar verdi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, bu kararın gerekçesi olarak Kanada’nın Amerikan otomobilleri, alkollü içecekler ve süt ürünlerine yönelik “haksız ve ayrımcı” ticari engelleri gösterildi. Yeni tarifeler, 12 Mart itibarıyla yürürlüğe girecek ve özellikle otomotiv, gıda ve içecek sektörlerinde tedarik zincirlerini derinden etkilemesi bekleniyor. Kanada Başbakanı Mark Carney ise konuya ilişkin yaptığı ilk açıklamada, “Bu saldırıya karşılıksız bırakmayacağız. Ulusal çıkarlarımızı korumak için her türlü önlemi almaya hazırız” dedi.
Tarifelerin Gerekçesi ve Kapsamı
Trump yönetimi, Kanada’nın ABD menşeli otomobillere uyguladığı yüzde 6,1’lik gümrük vergisini, Amerikan viskisine uygulanan eyalet düzeyindeki ek vergileri ve süt ürünlerindeki kota sistemini “adil olmayan ticaret uygulamaları” olarak nitelendirdi. Beyaz Saray Ticaret Danışmanı Peter Navarro, yaptığı yazılı açıklamada, “Kanada, ABD’nin en yakın ticaret ortağı olmasına rağmen yıllardır Amerikan ürünlerine karşı korumacı politikalar uyguluyor. Bu durum, Amerikan işçileri ve şirketleri için kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Yeni tarifeler, Kanada’nın ABD’ye ihraç ettiği yaklaşık 350 milyar dolarlık malı kapsıyor. En sert darbeyi alması beklenen sektörlerin başında otomotiv geliyor. Kanada’da üretilen araçların büyük kısmı ABD pazarına yönelik olduğu için, Ontario ve Quebec’teki fabrikalarda üretimin durma noktasına gelebileceği belirtiliyor. Ayrıca Kanadalı viski üreticileri ve süt çiftçileri de ciddi pazar kaybıyla karşı karşıya kalacak.
Küresel Ticaret Savaşlarına Yeni Boyut
Bu hamle, Trump’ın seçim kampanyasında vaat ettiği “Amerika’yı yeniden zenginleştirme” politikasının bir parçası olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, korumacılığın küresel tedarik zincirlerini bozarak enflasyonu tetikleyebileceği ve dünya ticaretini daraltabileceği konusunda uyarıyor. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) verilerine göre, ABD ile Kanada arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 700 milyar doların üzerindeydi. Analistler, karşılıklı tarifelerin iki ülke ekonomisinde toplam 50 milyar dolara varan kayba yol açabileceğini hesaplıyor.
Avrupa Birliği ve Çin’in de benzer korumacı adımlar atması halinde, küresel bir ticaret savaşının fitilinin ateşlenebileceği endişesi hakim. Öte yandan, ABD’nin en büyük tedarikçilerinden biri olan Meksika, bu gelişmeyi yakından takip ettiğini ve benzer bir tarife dalgasına karşı hazırlıklı olduğunu duyurdu. Kanada ise Dünya Ticaret Örgütü nezdinde dava açma ve ABD’ye karşı misilleme tarifeleri uygulama seçeneklerini masada tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de küresel ticaretin daralması ve korumacılığın yaygınlaşması Türk ihracatçıları için risk oluşturuyor. Türkiye’nin ABD ile ticaretinde otomotiv, tekstil ve demir-çelik gibi sektörler benzer korumacı önlemlerle karşılaşabilir. Ayrıca, Kanada ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında Türkiye’nin Kanada pazarındaki avantajı, Kanada’nın ABD’ye yönelik ihracatının azalmasıyla nispi olarak artabilir. Bununla birlikte, küresel ticaret savaşları Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği müzakerelerinde elini zayıflatabilir. Türkiye’nin bu dönemde, ticaret ortaklarını çeşitlendirme ve yeni pazarlara açılma stratejisini hızlandırması gerekiyor.