Demans hastalığının Amerika Birleşik Devletleri'ne bu yıl 818 milyar dolara mal olacağı tahmin ediliyor. Yeni yayımlanan bir araştırma, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte demans hastalarının sayısının önemli ölçüde artacağını ve bunun sağlık sistemleri ile ekonomi üzerinde büyük bir yük oluşturacağını ortaya koyuyor. Araştırmanın baş yazarı, demans nüfusunun önümüzdeki yıllarda katlanarak büyüyeceğini belirterek, hükümetlerin ve sağlık kuruluşlarının bu krize hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
Demansın ekonomik yükü ve artış beklentisi
Araştırmaya göre, demansın doğrudan tıbbi bakım maliyetleri, uzun süreli bakım masrafları ve verimlilik kayıpları gibi dolaylı giderler dâhil olmak üzere toplam yıllık maliyeti 818 milyar doları buluyor. Bu rakam, ABD’nin gayri safi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 3,5’ine denk geliyor. Araştırmacılar, 2050 yılına kadar demans hastası sayısının iki katına çıkabileceğini ve maliyetlerin 1,5 trilyon doları aşabileceğini öngörüyor. Özellikle baby boomer kuşağının yaşlanmasıyla birlikte, 65 yaş üstü nüfusta demans görülme sıklığının hızla artması bekleniyor. Halihazırda ABD’de yaklaşık 6,5 milyon kişi Alzheimer hastalığı veya başka bir demans türü ile yaşıyor.
Çalışmada ayrıca, demansın yalnızca hasta bireyler üzerinde değil, aynı zamanda aile üyeleri ve bakıcılar üzerinde de büyük bir yük oluşturduğu vurgulanıyor. Bakıcıların çoğunun ücretsiz çalıştığına dikkat çekilirken, bu kişilerin iş gücüne katılımının azalması ve psikolojik sorunlar yaşaması gibi dolaylı maliyetlerin de hesaba katıldığı belirtiliyor. Araştırmanın baş yazarı, "Demans sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik ve sosyal meseledir. Toplum olarak bu krize hazırlanmalıyız" ifadelerini kullandı.
Küresel boyut ve bölgesel yansımalar
Demansın maliyeti yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde 55 milyondan fazla kişi demansla yaşıyor ve her yıl 10 milyon yeni vaka ekleniyor. Küresel maliyetin yıllık 1,3 trilyon doları bulduğu tahmin ediliyor ve bu rakamın 2030’da 2,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte demans yükünün daha da büyüyeceği öngörülüyor. Gelişmiş ülkelerde sağlık altyapısı daha güçlü olsa da, bakıcı eksikliği ve artan maliyetler ciddi sorunlar yaratıyor. ABD’deki bu çalışma, demansın küresel bir kriz olduğunu ve tüm ülkelerin erken teşhis, tedavi ve bakım politikalarını güçlendirmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de demans hastalarının sayısı hızla artmaktadır. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının 2050 itibarıyla yüzde 20’yi aşması beklenmektedir. ABD’deki bu maliyet artışı, Türkiye için bir uyarı niteliği taşımaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın demansla mücadele stratejilerini güçlendirmesi, erken tanı programlarını yaygınlaştırması ve bakıcı destek mekanizmaları oluşturması, hem toplum sağlığı hem de ekonomi açısından kritik öneme sahiptir. Aksi takdirde, demansın artan maliyeti Türkiye’nin sağlık harcamaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturacaktır.