ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın ülkede doğan herkese otomatik vatandaşlık veren anayasal hakkı kaldırma yönündeki kararnamesini anayasaya aykırı bularak oybirliğiyle iptal etti. Mahkemenin 9-0 oyla aldığı bu karar, Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikalarına ve Anayasa'yı keyfi biçimde yeniden yorumlama çabalarına ağır bir darbe vurdu. Başyargıç John Roberts'ın kaleme aldığı karar metninde, Anayasa'nın 14. Ek Maddesi'ndeki vatandaşlık hükmünün "açık ve net" olduğu, doğum anında ABD yargı yetkisine tabi olan herkesin bu haktan yararlandığı belirtildi.
Trump'ın hamlesi ve hukuki savaş
Ocak ayında imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Trump, ABD'de doğan ancak ebeveynleri yasal statüden yoksun olan çocukların vatandaşlık başvurularının reddedilmesini emretmişti. Kararname, federal hükümet kurumlarının bu çocuklara pasaport ve Sosyal Güvenlik numarası vermemesini öngörüyordu. Sivil toplum örgütleri ve 22 eyalet başsavcısı, kararnamenin Anayasa'yı ihlal ettiği gerekçesiyle federal mahkemelerde dava açtı. Alt mahkemeler, geçici tedbir kararlarıyla uygulamayı durdurmuştu. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, Trump yönetimine karşı açılan davalardaki en kapsamlı yenilgi olarak kayıtlara geçti. Mahkeme, kararında "Başkanın Anayasa'yı başkanlık kararnamesiyle değiştirme yetkisi yoktur" ifadesine yer verdi. Trump'ın avukatları, 14. Ek Madde'nin yalnızca daimi ikamet edenleri kapsadığını iddia etmiş, ancak mahkeme bu yorumu reddetti.
Küresel yansımalar ve göçmen hakları
Karar, ABD'nin göçmen politikasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Doğumla vatandaşlık hakkı, ABD'nin yanı sıra Kanada ve 30'dan fazla ülkede daha uygulanan bir ilke. Trump yönetiminin bu girişimi, diğer ülkelerde de benzer tartışmaları tetikleyebilirdi. İnsan hakları örgütleri, Yüksek Mahkeme kararını "göçmen ailelerinin onuru ve çocuk hakları için tarihi bir zafer" olarak niteledi. Uzmanlar, bu kararın özellikle sığınmacı ve düzensiz göçmen çocuklarını koruyacağını belirtiyor. Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti'nin muhafazakar kanadı karara tepki göstererek Anayasa değişikliği için Kongre'de yeni bir süreç başlatılması çağrısı yaptı. Ancak iki partili desteğin gerektiği böyle bir değişikliğin önümüzdeki yıllarda gerçekleşmesi güç görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin bu kararı, Türk vatandaşları için doğrudan olmasa da dolaylı etkiler taşıyor. ABD'de yaşayan Türk toplumu, özellikle yeşil kart sahibi veya geçici statüdeki ailelerin çocukları bu kararla vatandaşlık hakkını güvence altına almış oldu. Ayrıca, Türkiye'nin de benzer nedenlerle zaman zaman tartıştığı doğumla vatandaşlık konusunda uluslararası bir emsal niteliği taşıyor. Küresel ölçekte, göçmen haklarının genişlemesi yönünde bir işaret olarak okunabilecek karar, AB'nin göç politikalarını da etkileyebilir. Türk dış politikası açısından, bu karar ABD ile ilişkilerde insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi ortak değerlere vurgu yapılmasına olanak tanıyor.