Japon yeni (JPY), dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek küresel piyasalarda alarm zillerini çaldırdı. Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ), özellikle ABD'deki resmi tatil günlerinde düşük işlem hacimlerinden yararlanarak sürpriz bir müdahale ile yeni yukarı çekmeyi hedeflediği belirtiliyor. Uzmanlar, Tokyo'nun piyasaları hazırlıksız yakalamak için olağan dışı saatlerde harekete geçebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Japonya, son aylarda yenin değer kaybını durdurmak için rekor düzeyde müdahalede bulundu. Ancak 2023 başından bu yana para birimi, ABD Merkez Bankası'nın sıkı para politikası ve Japonya'nın ultra gevşek duruşu arasındaki fark nedeniyle sürekli baskı altında kaldı. 150 seviyesinin üzerine çıkan USD/JPY, ihracatçıları sevindirirken ithalatçılar ve tüketiciler üzerinde enflasyonist baskı yaratıyor. BOJ yetkilileri, "spekülatif hareketlere" karşı her türlü önlemi almaya hazır olduklarını yineliyor.
ABD tatillerinde, örneğin Bağımsızlık Günü veya Şükran Günü'nde, piyasa derinliği azalıyor. Bu durum, büyük bir alım emriyle yenin kısa sürede değer kazanmasına olanak tanıyor. Benzer taktikler 2022'de de kullanılmıştı. Japonya Maliye Bakanlığı, müdahale kararlarını genellikle tek başına alabiliyor; bu da operasyonel esneklik sağlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yenin zayıflaması, Asya-Pasifik bölgesinde rekabetçi devalüasyon endişelerini canlandırıyor. Güney Kore ve Tayvan gibi ihracat odaklı ekonomiler, kendi para birimlerini baskı altında hissediyor. Öte yandan, Japonya'nın müdahalesi kısa vadeli bir çözüm sunsa da temel sorun olan faiz farkını gidermiyor. BOJ'un ultra gevşek politikayı terk etmesi durumunda, küresel tahvil piyasalarında dalgalanma yaşanabilir.
Gelişmiş ülke merkez bankaları, müdahale olasılığı konusunda temkinli. ABD Hazine Bakanlığı, döviz manipülasyonu suçlamalarına karşı hassas. Ancak Japonya, G7 ülkeleriyle koordineli hareket ederek piyasa baskılarını yönetmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yen cephesindeki gelişmeler, Türkiye için dolaylı etkiler barındırıyor. Japonya'nın olası müdahalesi, küresel risk iştahını ve dolar endeksini etkileyerek TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Japonya ile ticaretinde (özellikle otomotiv ve elektronik) yenin değer kazanması, ihracatçılarımız için fiyat avantajını azaltabilir. Öte yandan, BOJ'un sıkılaşma sinyali gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını yeniden şekillendirebilir. Türkiye'nin cari açık ve döviz rezervleri açısından bu tür küresel dalgalanmalara karşı dikkatli olması gerekiyor.