Çin'de hurda bakır ticaretine yönelik vergi denetimlerinin sıkılaştırılması, dünyanın en büyük metal tüketicisinde arz sıkışıklığına neden oldu. Bu gelişme, piyasanın yakından takip ettiği bir bakır fiyat göstergesini bir yılın en yüksek seviyesine, 100 doların üzerine taşıdı. Yangtze Nehri bölgesindeki spot bakır primi, yani işlenmiş bakır fiyatının Londra Metal Borsası'ndaki referans fiyata kıyasla aldığı prim, 13 Mart'ta ton başına 105 dolara yükseldi. Bu, Kasım 2023'ten bu yana görülen en yüksek seviye. Uzmanlar, primdeki yükselişin temel nedeninin, Çin'de hurda bakır ithalatına uygulanan vergi muafiyetlerinin kaldırılması olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Çin, 2024 yılı başından itibaren hurda metal ithalatında vergi kaçakçılığını önlemek amacıyla denetimleri artırdı. Özellikle bakır hurdası ithalatında daha önce uygulanan vergi muafiyetleri, yeni düzenlemelerle birlikte kaldırıldı. Bu durum, Çin'deki geri dönüşüm tesislerinin hurda tedarikinde darboğaz yaşamasına yol açtı. Hurdadaki arz sıkışıklığı, rafine bakır ithalatına olan talebi artırdı. Çin, dünya bakır tüketiminin yaklaşık yüzde 55'ini oluşturuyor ve hurda bakır, ülkenin toplam bakır kaynağının önemli bir bölümünü sağlıyor. UBS Group analistlerine göre, hurda bakırdaki bu daralma, Çin'in rafine bakır ithalatının 2025 yılında önceki tahminlerin üzerinde gerçekleşmesine neden olabilir.
Yangtze bakır primi, Çin'deki fiziksel bakır piyasasının nabzını tutan önemli bir gösterge. Primdeki yükseliş, ithalat talebinin arttığını ve yurt içi arzın yetersiz kaldığını işaret ediyor. Analistler, primin önümüzdeki aylarda 120-130 dolar seviyelerine kadar çıkabileceğini, ancak daha sonra yeni arz kaynaklarının devreye girmesiyle dengelenebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, küresel bakır piyasasını da etkiliyor. Çin'deki talep artışı, Londra Metal Borsası'nda bakır fiyatlarını ton başına 9.800 dolar civarında tutarken, hurda tedarikindeki sıkışıklık diğer bölgelerde de fiyat baskısı yaratıyor. Özellikle Asya'da, Çin'in hurda ithalatındaki azalma, diğer ülkelerden gelen hurda arzını etkileyebilir. Avrupa ve Amerika'daki geri dönüşüm şirketleri, Çin'deki vergi düzenlemesinin ardından hurda bakır stoklarını artırma eğiliminde. Bu durum, küresel ölçekte bakır tedarik zincirinde yeniden yapılanmaya yol açabilir. Öte yandan, uzmanlar Çin'deki vergi sıkılaştırmasının kısa vadede fiyatları yukarı ittiğini, ancak uzun vadede yerel üreticilerin kapasiteyi artırmasıyla dengelenebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki bakır piyasasındaki bu gelişme, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Türkiye, bakır ithalatında Çin'e bağımlı olmasa da, küresel bakır fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin inşaat, otomotiv ve elektronik sektörlerindeki maliyetleri artırabilir. Özellikle son yıllarda yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon yatırımlarıyla bakır talebini artıran Türkiye, fiyat dalgalanmalarına karşı hassas. Ayrıca, Çin'deki arz sıkışıklığı, Türkiye'nin hurda bakır tedarikinde de fiyat baskısı yaratabilir. Bu durum, Türkiye'nin bakır ithalatında alternatif kaynaklara yönelmesini ve yerel geri dönüşüm kapasitesini artırmasını gündeme getirebilir. Kısa vadede, küresel fiyat artışları Türkiye'nin cari açığı üzerinde ek yük oluşturabilir.